“Şehir artık Konstantinopolis değil, başka bir şeydi.
İnsanlar alışveriş yapıyor, camilerde ezanlar okunuyor, eski sokaklarda yeni diller konuşuluyordu.
Ben ise hâlâ duvarların ardında eski günlerin yankısını duyuyordum.”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Halkın büyük kısmı şehirde kalmaya zorlandı.
Sultan, şehrin yeniden canlanması için Rumların, Ermenilerin, Yahudilerin şehre dönmesini ve yerleşmesini emretti.
Yeni patrik seçilerek Hristiyan cemaate güvence verildi.”
İlk üç gün boyunca şehirdeki eşyalar, kadınlar, çocuklar ve köleler Osmanlı askerlerinin ganimetiydi.
Bazı evler boşaltıldı, bazı aileler parçalandı.
Ancak Sultan dördüncü gün yağmayı durdurdu ve herkese dokunulmamasını emretti.”
İlk gün şehir sessizdi.
Çanlar susmuş, dualar bitmişti.
Bazıları evlerinde saklandı, bazıları kiliselere sığındı, çoğu da sokak ortasında çaresizce bekledi.”
Bir zamanlar İsa’nın evi olan bu yapı, şimdi başka bir inancın mabedi olmuştu.
Fakat hâlâ Tanrı’nın huzurunun yeri olarak kalacaktı.
Kubbesi göğü andırıyordu; içindeki boşluk, insanın ruhunu sarsacak kadar derindi.”