Kitabı, kitabın içinde geçen bir kesitle özletleyebilirim: Işığa doğru uçan sinek , örümcek ağına takılır ve çok çırpınır. Birileri ne kadar kurtamak istese de başrahip izin vermez kader der, kadere kimse engel olamaz. Evet olanlara kimse engel olamadı...
Kalbi güzel Quasimado; adının anlamı bile eksik olan, biçim olarak her ne kadar düzensizse ruhu da o kadar nizami ,saf masum, karşılıksız seven, toplum tarafından dışlanmış, ezilmiş, kitapları, çanları seven, dış görünüşü yüzden sevilmeyen ama biri için ölüme koşabilecek kadar seven kalbe sahip Quasimado çok isterdim mutlu olmanı.
Esmeralda; herskesin aşık olduğu çingene kızı, onu sevmeyen phoebus yüzünden ölüme koşan, sevgi dilenen Esmeralda...
Başrahip; zevklerini, arzularını bastırmıs kendini dine ve bilime adamış olan bir din adamı fakat saplantılı bir aşkla Esmeralda'yı sever, bu aşk ne yazık ki Esmeralda'nın sonu olur. 3 aşk tipi karşımıza çıkar bu başyapıtta; karşılıksız seven Quasimodo, saplantılı seven başrahip , geçici zevklerle seven phoebus. Kitap bir aşk kitabı değil eksik bir bedenin ruhi ızdırapları, dönemin sınıf catışmaları, kralın kibri, dönemin mimarisi ruhları çatışmaları hakkında çok şey barındırıyor. Kitabın içinde o kadar verilmek istenen mesaj var ki kesinlikle okunmalı. İncelememi beni çok etkileyen, Quasimdodo'nun gözlerinin önünde sevdiklerini kaybettiği sahnede söyledigi şu cümleyle sonlandırmak istiyorum."Ah! Sevdiğim her şey!".