Devlet kademesinde yaygın bir davranıştı bu. Yazılı bir talimat olmamasına rağmen daha yüksek mevkiden biri gelirse alttakiler hemen kendi makamlarını ona sunarlardı. Saygı mı, kurnazlık mı, bir tür etkileme yöntemi mi, amacı ne olursa olsun kendini bilen bir memur bu teklifi asla kabul etmezdi.
Bu roman 1910 yılında yazılmış!
O yıllarda İstanbul’da büyük bir heyecan vardır:
Halley Kuyruklu Yıldızı dünyaya çarpacak söylentisi! Şehir tam anlamıyla bir kuyruklu yıldız curcunasıyla çalkalanır.
Bir tarafta eğitimli ama kadınlardan nefret eden, ortalığı karıştırmayı seven İrfan Galip; diğer tarafta güçlü ve iddialı, kadın doğduğuna üzülen bir zavallı…
Peki bu ikilinin izdivacı gerçekten gerçekleşebilecek mi?
Hüseyin Rahmi’nin engin bilgisi beni yine şaşırtıyor. Kitapta verdiği astronomi bilgileri, bilimsel açıklamalar, insan ister istemez “Yahu sene 1910, bunu nasıl yazdın?” diye düşündürüyor.
Not: Hüseyin Rahmi aynı zamanda dönemin en iyi örgü ören ve en lezzetli reçelleri yapan yazarıdır.
Ek bilgi: Halley Kuyruklu Yıldızı bir sonraki ziyaretini 2061 yılında yapacak.
İmza:
Yine o deli kız.