Sibel Canbaz

Sibel Canbaz
@SibeltheReader
sibelemerhabade adıyla Instagram'dayım
Öğretmen
Yüksek lisans
İzmir
78 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Puan vermedi·192 syf.··
2020 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2020 00:34
Bir süredir merak ettiğim kitaplardan biriydi Aylak Adam. "-Ne iş yaparsınız?" "-İş yapmam, aylakım ben!" cevabının büyüsü beni her okuduğumda güldürdü. Yani düşünün, hayatınızı gayet iyi yaşamanıza yetecek kadar paranız var, istediğinizi yapabiliyorsunuz. Çok cazip görünüyor değil mi?Kitapta durumlar nasıl ilerliyor, bahsedip sizlere spoiler vermeyeceğim. Bay C.'nin insan gözlemleri, aylaklığın verdiği yetkiye dayanarak tanımadığı kişiler hakkında yaptığı yorumlar da bana inanılmaz eğlenceli ve ilginç geldi. Geçmişin bugüne etkileri, kafa sesleri, tepkiler, mektuplar, basit görünen ama içinde derin anlamlar taşıyan içsesler de çok etkileyici. Baya Bay C.'nin dünyasına giriyorsunuz kitapla. 60lı yıllarda yazılmış ve bireyin toplum içinde kendini yalnız hissetmesi ve topluma yabancılaşması durumu vurgulanmış. Günümümüzde de aynı şeyleri konuşmuyor muyuz? Bu yüzden bu kitap daha yıllarca okunur bence. Okuyunuz.
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Sibel Canbaz

, bir kitap okudu
Puan vermedi·192 syf.·
29 saatte okudu
·
2020 27. kitabı
İlber Ortaylı
8/10 · 627 okunma
Puan vermedi·301 syf.··
2020 23. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2020 15:36
Ali Koç’ta gördüğümden beri çok merak ettiğim kitaplardan biriydi bu kitap. Kitapta ilk etkileyici unsur bence yazarın 30 yıllık öğretmen olması ve Amerika'da yılın öğretmeni seçilmiş olması. Hem sistemin bu kadar içinde olup hem de "silah" diyebilecek kadar düşman olmak... Yazara katıldığım pek çok nokta var: Mesela müfredatların uygulanabilir olmaması, gerçek hayatta çocuklara yararlı olmayacak bilgilerle çocukları meşgul etmek gibi. Kendi branşım adına, daha şanslıyım bu konuda ama üzgünüm ki devlet müfredatına ve kaynaklarına baktığımda, İngilizce derslerinin nasıl bu kadar kısırlaştırılabildiğine hayret ediyor ve üzülüyorum, zira dil, hayatın her alanında kullanabilir, pratik edebiliriz. Bunun dışında okullarda ezberlediğimiz ama güncelliğini kaybeden kurallar. Durup düşününce hakkaten birçok şey buldum. Ayrıca yazar, eğitimin okuldaki eğitimden ve öğrenmeden çok farklı olduğunu savunuyor. Yaparak, yaşayarak, deneyerek, yanılarak daha kalıcı bilgiye ulaşabileceğimizi söylüyor, ki katılıyorum. Bu yüzden @diturkiye'de yaptığımız her çalışmaya inanıyorum. Yazara katıldığım birçok nokta olsa da, yine okullara ihtiyaç olduğunu düşünüyorum, daha uygulanabilir müfredatlar ve çalışmalarla. Özellikle ülkemizi düşünürsek, evet bu sistemde kaybolan çok çocuk var ne yazık ki, ancak imkansızlıklardan dolayı okula tutunan da bir sürü çocuk var. Burada düşünmemiz gereken okulun varolmamasından öte, nasıl daha verimli hale getirebiliriz noktası olmalı. Yoksa eğitimin bir kitle imha silahına dönüşebilme ihtimali ne yazık ki muhtemel. Bu konuda saatlerce konuşabilir ve yazabilirim ama şimdilik bu kadar olsun:)
Eğitim: Bir Kitle İmha SilahıJohn Taylor Gatto · Edam Yayıncılık · 20171,483 okunma