Canan Akkaya

Canan Akkaya
@Sidelyasi
İyi Bilirdik..
Seninle bir alakası yok, ben yanmayan çakmağa bile ısrarcı bünyeyim..
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İnsan dediğin… İnsan çalar saat değildir, erteleyip duramazsın. Bugün aramazsan, yarın bulamazsın. Dinlemezsen, öğrenemezsin. Kaç şehir, kaç ülke gezersen, dünya bildiğin o kadardır. Okuduğun kitap sayısı kadar kelime konuşursun. Kaç insana karşılıksız yardım edersen, o kadar karşılıksız yardım görürsün. Sürekli konuşursan, duyamazsın. Küçük insanların hikâyelerine değer vermezsen büyük adam olamazsın. Birini sadece ‘kavga’ ederek yenemezsin. Zengin olabilirsin ama saygın olmak için eğitim almalısın. Büyük görürsen küçük, küçük görürsen büyük sayılmazsın. Yalnızca düşünerek hayallerini gerçekleştiremezsin. Hiçbir şeyden korkmazsan, kaybedersin. Kaybetmeyi öğrenmeden, kazanamazsın. Çok güzel gülmek istiyorsan, çok güzel ağlamalısın. ‘Ertelemek’ ile ‘bir gün mutlaka yapacağım’ arasındaki bağı kavramazsan, hiç başaramazsın. Sadece para sayarsan, zamanla insan saymazsın. Sınırların olmaz ise boğulur, kimseye izin vermezsen yalnız kalırsın. Özür dilemek, teşekkür etmekle, alçalmazsın. Her şeyi kalbinle yap. Unutma, sen “insansın.”
1000k
Her şeyi mükemmel yapmaya çalıştıkça daha da berbat ediyormuşum meğer, bilemedim. Küçük kırgınlıklar kocaman dağlara, görmezden gelinen hatalar dönüşsüz yollara, söylenmeyen her söz bıçak gibi kesilmiş susuşlara dönüşüyorlarmış.. Ben, yapılan her yanlışı alttan almanın sevginin gereği olduğuna inandım hep. Bu yüzden çoğu hatayı sineye çektim. Fakat sineye çektiğim her kusur, göğsüme yer etmiş birer bıçağa dönüştü. Birlikte geçirilecek tek bir saniyenin bile her bir acıyı iyileştireceğini sandım. “Bu beni öldürmez” dediğim her küçük sıyrık, zamanla sarılmayacak kadar derin yaralar haline geldi. En kötüsüde neydi biliyor musun Onca zaman yaşadığım her şey kendi kendimeymiş meğer. Kendi kendime sevmişim, üzülmüşüm; kendi kendime yaralanmıştım, beklemişim. Keşke zerre kadar çaba görseydim, keşke zerre kadar sevildiğimi hissetseydim. Ancak bunca şey kendi kuruntummuş benim. Duygusuz bir duvardan incelik beklemişim, yosun tutmuş bir taştan beni anlamasını beklemişim. Sadece kocaman bir hata etmişim...
1000Kitap
“Şimdi konuşmuyorum, seneler sonra da konuşmayacağım. Hiçbir zaman karşılarına geçip intikam almayacağım. Düştüklerinde ‘iyi olmuş’ bile demeyeceğim. Benim kelimelerim sesimden çıkıp kimseye çarpmayacak. Keşke bunun anlamını biraz olsun bilseydiniz...” Sabahattin Ali
1000Kitap
Bazen düşünüyorumda neleri geri teptik acaba istemeden. Mesela otobüse binmek yerine yürüyerek gitseydik gitmek istediğimiz yere, her şey farklı olur muydu ? Bir sokakta yerleri inceleyerek yürümek yerine, başımız dimdik yürüseydik hayatımızın aşkı döner miydi köşedeki sokaktan ? Kestirmeden gitmek yerine, uzun sokakta sallana sallana yürüseydik, her gece 'keşke bir kez daha görsem' dediğimiz insanı görür müydük ? Hatta birbirimize selam verip, eskiyi yâd edip ince sızılı bir mutluluk yaşar mıydık ? Çekindiğimiz için bir şey soramadığımızda, kaç şeyi ittik kendimizden ? Cesaret edip 'seviyorum ulan' diyemediğimiz için mi sevdiğimiz insanlar hep başkalarının oldu ? Hep aynı yolu tercih ettiğimiz için mi bu kadar dümdüz gidiyor hayatımız ? Bilmiyoruz ve asla bilemeyeceğiz.. Çünkü her zaman iki seçenek vardır önümüzde ve her zaman yalnız birini seçebiliriz aynı dakikalar içinde. Ne yazık ki, bu uzun yolculukta sağ camın yanına oturduğumuzda, sol camdan geçen şeyleri göremeyeceğiz. Başımızı sola çevirsek, sağ taraftakileri kaybedeceğiz. Biliyor musunuz, sanırım biz hep kaybedecegiz…
1000Kitap