Diyelim ki buradan gittin. Gitmekle kendinden kaçıp kurtulacağını mı sanıyorsun? Nereye gidersen git, üzüntülerin de seninle beraber gelecektir... Herkes gidebilir, herkes kaçabilir ama, herkes kendine hâkim olamaz, herkes kendisine karşı zafer kazanamaz..
Doğacak her çocuk umutla beklenir, çok uzun ömürlü olacağı, hatta ölmeyecekmiş gibi uzun ömürlü olacağı ümit edilir. Bu ümit olmazsa insanlar dünyayı çocuk getirmede bu kadar istekli olurlar mıydı?
Yedigey çok sonra anlayacaktı ki, ruhunu ancak bu bozkır kadar enginleştirmesini bilenler o düzeye çıkabilirler, Sarı-Özek'in sessizliğiyle başbaşa kalabilirlerdi. Şüphesiz Sarı-Özek uçsuz bucaksız bir bozkır idi, ama yaşayan insanların düşüncesi onu da kapsayacak güçteydi.
Dewletê em kirin hepsên xwe; em nefî kirin. Em ji warê bav û kalan derxistin, ajotin bajaran. Li bajaran em mehkûmî nanozikîyê kirin. Mêrên ûsikîyên ên ku li her du hêlên xetê ji xeynî Xwedê ji kesî ra serî danetanîn, ji bo zarokên wan birçî nemînin, serê xwe li ber karmendekî tewandin...