Sevilmeye layık ancak Allahu Teâlâ ve O'nun Resûlü'dür, sen bunları sevmek için çalış. Çünkü fâni âlem pek çabuk geçip gitmektedir; başka sevgilere kendini kaptırırsan sonra işin içinden çıkamaz ve âhirete de eli boş gidersin. Halbuki ibadetlerin en efdali, faziletlisi Allah sevgisidir; sonra da Allah'ın sevdiğini sevmek, sevmediğini de sevmemektir. Buna; Hubbün fillâh, buğzün fillâh derler ki sair ibadetlerin kıymeti buna göre ölçülür.
Cenâb-ı Hak İsa aleyhisselam'a şöyle buyurmuştur:
"Yâ İsa! Eğer amelin yer gök dolusu olsa da yani yer ve gök ehlinin amelini yapsan bile Hubbün fillâh ve buğzün fillâh olmasa bu kadar amelin sana hiç faydası olmaz."
Onun için bid'at sahipleri ile münafık kimselerin yüzlerine gülmek, onlarla sohbet etmek çok tehlikelidir. Bunlardan yüz çevirenler de kıyamet gününde azaptan emin olurlar ve bilakis bu gibi bid'at sahiplerini güleryüzle karşılamak Allahu Teala'nın Resûlü'ne gönderdiğini yanı Kur'an-ı Azîmüşşân'ı hafife almak demektir.
Gizlesem hem âşikâr kılsam da cânımsın benim, kulun oldum bir nigâhından ki hânımsın benim.
Dileğim rûyini seyrândır her ân ey mehveşim, gördü göz, sevdi gönül rûh u cenânımsın benim.
Zerifşânım ben de tâkat yoktur arz eylemeye, sussa ağzım, gözde â'yan tek beyânımsın benim.
Antalya'dan İsâmâbâd'a giderken 25 Ekim 2009·Kitabı okudu