Kitabın içeriğini okuyunca adının ne kadar yerinde olduğunu anlamak. Gerçekten bela bir şeymiş dil denilen. Hayatımda dönüm noktası oluşturdu bu kitap. Rabbim amel etmeyi nasip etsin
Yaşadığın hiçbir şey tesadüf değil… farklı bir yere seyahat etmen, karşına birinin çıkması, bir kitap satın alman… hepsinden duanın karşılığının tezahür ettiğini müşahede etmen…
Her insanın mutlaka okuması gereken yapıtlardan. Nefsimizi tanımak onunla başa çıkma yollarından vs bahsetmiş İmam-ı Gazali.. Rabbim hayırlı bilgilerle amel etmeyi ve kendine yaklaştırmayı nasip etsin…
“Beni bir defa daha öptün. Ama beni tanımadın.”
Tam olarak bu cümleyi okuduğumda kalbimde gerçekten bir acı hissettim. Bilinmeyen o kadın ben oldum sanki kısa bir süreliğine.
Aşk mı bu ya da yaşadığı içsel boşluğun bir şeyle doldurulması ihtiyacı mı? Bir bağlanış olarak nitelendirdim ben. Körü körüne bir bağlanış gibi bir şey belki.
“ben artık tanrıya inanmıyorum, ben yalnızca sana inanıyorum...” içindeki bağlanışı ilahlaştırmak ona tapmak..
Hayatta amaç edinebilmek için bir araçtı belki bu bağlanış.. çünkü ondan olan çocuğunu dünyaya getirdiğinde bu bağlanış o çocuk üzerine kaymış oldu. “İkinci bir sen”dedi bu çocuğu. Aslında yine ondan bir parça olduğu için bağlanılmış oluyor...?..
“Ölmem sana acı verecek olsaydı eğer, o zaman ölemezdim.” gerçekten ölemezdi.. bu kitabı okuyan kişi,
o kadının gerçekten ölemeyeceğine emindir.. ben eminim.
Belki bir aşk ya da bağlanış ya da saplantı.. o şeyin ismi her neyse hala küçük çocuğun masum duyguları olarak saygı gösterilerek muhafaza edilmiş..
ve son olarak bilinmeyen kadından yazılan bir mektup sadece kadın ölürse R.’ye ulaşacak.. ve bu anlatılan her şey bu mektup ile açığa kavuşuyor..