Örtük narsistlerin pek çoğu sahip çıkma madıkları seçimler ve almadıkları sorumluluklar yüzünden başarısızdırlar. Bu durumdan başkalarını sorumlu tutmak ve kendilerini haklı çıkarmak için bir mağdur rolü yaratır ve bu role sıkı sıkı tutunurlar: kimse beni anlamadı, bana fırsat verilmedi, yanlış yerde, yanlış aileye doğdum, şans yüzüme gülmedi, gülseydi neler neler yapardım… diye sayıklayarak ömürlerini tüketirler. Mağdur rolüne tutunan örtük narsist, bu sayede hem kendince mücadeleden muaf kalır hem de nefret ettiği ötekini canileştirmiş, fail kılmış olur. Mağdur olduğuna göre, zaten alacaklıdır ve tabii ki suçlu olan failin sahasına çıkmayacak, orada onunla rekabete girmeyecektir.

📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Büyüklenmeci narsist ebeveynden gördüğü zararları anlatarak terapiye başlayan danışanlarla ilk birkaç seans içinde fark ederiz ki örtük narsist ebeveynden çok daha fazla zarar görmüştür. Üstelik hayatı boyunca örtük narsist ebeveynle ittifak kurmak, onu büyüklenmeci narsist ebeveyne karşı savunmak, gerektiğinde onun eşi, annesi, babası, arkadaşı, sırdaşı, dert ortağı, terapisti olmak zorunda kalmış; kendisine yüklenen rol, sorumluluk ve suçlamaların altında ezilmiştir.
Winnicott’a göre gerçek benlik; otantik yani kendi olarak yaşanan deneyimden ve hayatta hissetmekten kaynaklanır. Spontan yani şimdi ve burada var olma duygusuyla ve çelişkiye düşmeden algılanır. Sahte benlik ise baş edilemeyen gerçeklik karşısında örülmüş yapay bir kabuk, koruyucu bir dış cephe, başkalarına karşı takılan bir maske gibidir.