Narsizm, ayrışma-bireyleşme sorunudur. Ruhsal doğumu gerçekleşmemiş olmaktır. Hayali bir annenin, bütün diğer insanların suretinde yeryüzünde yayılmış bir anne imgesinin rahminde kalmaktır. Hem olamama hem de oldurmama halidir. Çünkü narsist birey, ben olmadığı gibi seni de algılayamaz. Benlik sınırları olmadığı için ötekini bağımsız, kendi iradesi ve farklı seçimleri olan bir varlık olarak görüp kabul edemez. Dolayısıyla narsist biriyle yakın ilişkiye giren bireyler onda varoluşlarına gerçek bir karşılık bulamazlar.
Okuldan dönen çocuğunuza "Bugün okulda ne yaptın, günün nasıl geçti, arkadaşlarınla ve öğretmenlerinle aran nasıl, arkadaşların nasıl biri?" diye sormak yerine hangi sınavdan kaç aldığını sorduğunuz, hatta onu bile sormaya tenezzül etmeyip aman gitsin de birkaç saat başımı dinleyeyim diye ilgilenmediğiniz sürece cebinde çakı, belinde silah olan cellatlar yetiştirmeye devam edeceksiniz! Dikkatinizi çekmek isterim, çocuklar değil cellatlar diyorum. Ölüm kelimesini basite alan, birilerine zarar vermeyi güç sanan, soğukluğu ve kabalığı havalı olmak sanan bir nesil yetiştiriyoruz. "Aman beni mi dinliyor sanki, ne yaparsa yapsın uğraşamam." diye başına buyruk takılmasına izin verdiğiniz çocuklar birer caniye dönüşüyor. Yan baktı diye çocuk bıçaklayan sözde çocuklar, okula silahla saldıran sözde çocuklar, en ufak bir tartışmada şiddete başvuran sözde çocuklar. Çocuk bedeni içinde koskoca adamlar...
Eğitim ailede başlar okulda devam eder. Ahlaki eğitimi matematik notundan yüksek tutmadığınız; çocuğunuza değer verip onlara değerleri, saygıyı, sevgiyi, insanlığı, insan olmayı öğretmediğiniz sürece siz çocuk değil cellat yetiştirmeye devam edeceksiniz. Zihniyet değişmedikçe hiçbir şey değişmeyecek. Önce siz değişmeli aile nasıl olur, anne baba nasıl davranır öğrenmeye çalışmalısınız. Aksi takdirde sözde çocuklar yetişmeye devam edecek, çocuklar saygı duyması gereken öğretmenmerine ve arkadaşlarına silah doğrultmaya devam edecek..
Suçlu aramak yerine suça odaklanın. Çocuklar cinayet işliyor. Çocuklar, cinayet işliyor!..
"Kitap okumayanla evlenme" sözü, genellikle entelektüel bir kibirle söylenmiş, hayatın sadece kurgulanmış satırlardan ibaret olduğunu sananların uydurduğu bir şehir efsanesidir.
Oysa aşk, bir edebiyat sınavı değil; bir uyum ve yaşama sanatıdır.
"Kitap okumayanla evlenme" sözü, genellikle entelektüel bir kibirle söylenmiş, hayatın sadece kurgulanmış satırlardan ibaret olduğunu sananların uydurduğu bir şehir efsanesidir.
Oysa aşk, bir edebiyat sınavı değil; bir uyum ve yaşama sanatıdır.