📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Her büyücü için en az bir büyülenici lazım. Herkes etkilemek, etkilenmeden etki etmek istiyor. Peki kim etkilenecek? Günden güne enerjisi, ilhamı, yaşam sevinci en yüksek olan yakıtımızı, arzuyu kaybediyoruz. Arzu madalyonunun diğer yüzü hüsran çünkü. Ucunda reddedilme, küçük düşme, utanç duyma ihtimali var. Bu yüzden herkes arzu etmeden arzu edilmeyi bekliyor. Peki kim arzu edecek? Herkes vermeden almak istiyorsa, kimse vermiyorsa, kim alabilir?
Romantik ilişkiler bağlamında ele alacak olursak; işin trajik yanı şu ki: artık narsist olmayan partner arama kararı alan bireylerin çoğu, kendilerindeki patolojik narsisizmin farkında olamıyor, neden hep narsist bireylere çekim duyduğunu bilmiyor. Uzmanlar mağdurlara narsistleri nasıl alt edeceklerini, toksik insanları hayatından nasıl çıkartacaklarını öğretiyor.. Ancak birey, narsistleri etiketleyip hayatından çıkardığında kurtulmuş olamıyor, çünkü bir narsistle girdiği ilişkiden başını kaldırdığı anda başka bir narsist de çarpışıyor.
Narsist bireylerle ilişkiye girip zarar görenler, kendilerini korumak için narsisistik savunmalara tutunarak kendi duygularına, bu kendi varoluşlarına yabancılaşırlar. 
Başkalarının zoruyla terapiye gelen kişilik bozukluğu düzeyinde narsist bireylerin çoğunda ikinci eşik aşılamaz. Carl Rogers, insanın ancak kendini olduğu gibi kabul ettiğinde değişebileceğini vurgular. Narsist bireyin temel sorunu kendini inkar olduğu için değişim çoğu zaman oldukça zordur. Danışan ikinci eşiği aşmaya ve değişmeye yönelik bir niyet taşımalıdır ki terapist danışana değişme cesareti verebilsin ve beraberce, iş birliği ile değişme yoluna çıkabilsinler.