Rengin

Özellikle derin eşitsizliğin, adaletsizliğin, istismarın, bilhassa çocuk istismarının yaygın olduğu otoriter sistemlerde; bireyin kendini ifade etmesine ve gerçekleştirmesine çok daha az imkan bulabildiği, ayrışmaya, bireyleşmeye , farklılaşmaya fırsat verilmeyen, bireylerin iç içe olduğu, çileciliğin yüceltildiği kapalı toplumlarda, narsisizmin pek bilinmeyen, konuşulmayan ve fakat son derece tehlikeli ve yıkıcı bir tezahürü olan örtük narsisizm çok yaygındır.Literatürde kapalı narsistizm olarak da adlandırılan bu olgu halk arasında bazen “aşağılık kompleksi “kavramıyla anılır.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hak etmeye yanılsamasının fahiş bedeli ebedi tatminsizlik ve huzursuzluktur. Çünkü bu yanılsama narsist bireyi “alacaklı” rolüne iter. Müzmin alacaklıdır narsist. Hayat borçludur ona: Servet, başarı, şöhret, zeka, güzellik, bitmeyen gençlik, aşk, iktidar ve ayrıcalıklar borçludur. Bu durumda ihtiyaçları hasbelkader karşılansa bile narsist birey doğayla ve kendi gerçekliğiyle uyumlu olmayan beklenti ve hayallerin peşinde olduğu için bunun farkında ve doyumunda olamaz.
Karşılıklı, denk ve yakın ilişki kuramaz yeraltı adamı.Ya çekiç olacaktır ya çivi, ya ezen olacaktır ya ezilen. Ya kahraman olacak ya çamura bulaşacaktır. Ve sadece kahramanların çamura bulaşma hakkı vardır. Ona göre yoksulluğu, yoksunluğu maddi manevi açlığı açığa çıkarsa “kahramanlık” mertebesi karşı tarafa geçecektir ve yeraltı adamı o saniye kendilik nefretini karşı tarafın suçu ve ayıbı haline getirir çünkü aşağılık bulduğu varoluşu ötekinin tanıklığına yakalanmıştır.
Bir Afrika atasözü: “Bir çocuğu büyütmek için bir köy gerekir” der. Gerçekten de öyledir. Bu yüzden dünyaya bir canlı getirmeden önce, bakımında o köyün desteğini sağlayıp sağlayamayacağımızı sormak gerek kendimize.
O sırada olanı biteni anlamaya çalışma çaresizliği…
Bazı narsist bireyler, ilişkiyi bitirmek istediğinde bunu inisiyatif göstererek, sorumluluk alarak yapmaz. Bunun yerine bir ayağını kapının dışında, ilişkiyi ayrılık eşiğinde tutar. İlgisizliği ile, kayıtsızlığıyla, hoyratlığıyla, iletişim kesintileri ile, kendini esirgeyişiyle,sadakatsizlikle; En iyisi görmeyeyim, duymayayım, vermeyeyim, kötü davranayım, aldatayım da kendi gitsin! diyerek ilişkiyi kopma noktasına getirir.