Bir zaman sonra anlıyorsun ki sanatsal yaratım, kendi bedenine ve tinine sığmayanların harcıydı.Bir değil bin insanda duhul ediyordu biteviye,sanatçı.Taşan benliğini doldurmak için kaplar,taslar ısmarlıyordu beşeriyetten.Tükenmemek,ölmemek,yok olmamak için doğurtuyordu kendini daimen.Yıldızdan imal parıltısı solmasın istiyordu hasılı.
Peki kendi bedenine saplı,kendi topraklarının malulü,kendi tabiatının yabancısı birinden nasıl bekleyecektin ki velutluğu ? Kendi melankolisini bıkmaksızın tekrarlamanın dışında ne yapabilirdi ki kısırlıktan,tükenişten başka ?