Gülce

Gülce
Ey kelimem, sevgilim, beni savun!
Öğretmen
İzmir
267 okur puanı
Mayıs 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Pedagojik malzeme işkencesi olarak ‘Roman Gibi’
9/10
·148 syf.··
2025 8. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2025 20:03
Uzun zamandır okumaktan keyif aldığım ve yazar ile sohbet ederken, kahkahalara daldıran olma şerefine erişen bu kitap için önyargılarımdan dolayı özür dilerim. Okumak ve kitaplar üzerine yazılan bir deneme kitabı. Asla sıkıcı değil. Okuma eylemine hem yetişkinler hem pedagoglar tarafından eleştirel şekilde yaklaşan, ironileri gözümüze soka soka yazan bu yazar, okumanın bir çoşku olduğunu ve bu çoşkuyu hissetmeden ve hissettirmeden karşıya ‘okumak gerek, okumak gerek’ diye avaz avaz bağırtmayan bir kitap. Yazıldığı dönem itibarı ile de televizyona ve gençlerin daldığı teknolojik aletlere yaptığı hicivler ile bu dönemi görse kim bilir neler yazardı dedirtmeden duramadı. Kitap okumak için boş vakit ayıranlara sormaz mıyız biz de ‘Kimin vakti vardır aşık olmaya? Ama kendine sevme vakti tanımayan bir aşık gördünüz mü hiç?’ Ayrıca kitapta bir çok klasikten bahsetmesi ile de tanıdık yazar isimlerine rastlanması insanı konforlu bir alanda hissettiriyor. Koku romanına yaklaşımı beni sayfalarda eğlenceli bir geçiş sağladı. Ayrıca bir okuyucunun hakları vardır. Kısmında en sevdiğim hak sayfa atlama hakkı oldu :D Bu kitap kesinlikle okunmalı(Umarım içimdeki çoşkuyu hisseder ve okursunuz) Öğretmen arkadaşlar kesinlikle okuyup öğrencilere yaklaşımı konusunda bir düşünmelidirler. Tabiki de bu söz önce kendi nefsime diyip,iyi okumalar diliyorum:)
1000Kitap
Roman GibiDaniel Pennac · Metis Yayınları · 2021923 okunma
Reklam
Bunu Kafka söylüyor; emin olun, küçük Franz yaşamının bütün gecelerini matematik çalışarak geçirseydi, babasını daha çok sevindirirdi.
1000Kitap
“” Madem öyle, biraz sonra televizyon seyretmeyeceksin” Hah! Tabii… Tabii… Televizyon mükafat olma haysiyetini yükseltildi… Ve bunun doğal sonucu olarak, okuma angarya derecesine düştü… Bizim buluşumuzdur bu…
1000Kitap
Yalnız, biz “pedagoglar“ aceleci tefecilerizdir. “Bilgi” yinelinde tutan kişiler olarak, karşılık beklemeden vermeyiz. Geri ödenmesi lazımdır. Hem de çabuk! yoksa, kendi kendimizden şüpheleniriz.
Ne sağlam pedagoglarmışız, pedagojik kaygılar taşımamadığımız zaman!
Reklam