Bir felaket okumak isteğinde iseniz buyrun. İnsanlığın en alçaltıcı, en utanç verici durumlarını çok normal bir vaka imiş gibi aksettiren, acizliğin sınırlarını zorlayan bir kitaba buyrun. Peyami amcamı okumayı baştan beri çok severim. Doğu-batı çatışmasını çok etkileyici işler. Bu kitabında da aynı şey mukabil. Lakin, burada batıyı öyle çok konu almış ki midem bulandı. Kitap sayfalarını doğuyu bulmak için akın akın çevirdim. Ama küçücük bir kısımda bahsi geçip daha çok o batının iğrençleştirdiği,aile kurumunu mahvettiği tüm ilişkileri ele almış. İsminden anlaşıldığı üzeren ‘Canan’ o öyle bir kadın ki erkek cinsinden nefret edebilirsiniz okurken. Gerçek olmamasını dilersiniz. Muhakkak ki manevi değerli olmayan ve ahlaken yozlaşan her bireyden beklentim budur. Okurken evet bir kadının kendini para,ün,mülk için ne kadar alçaltabildiğine şahit oluyorsunuz. Onun haricinde kitaptaki Selim karakteri, geleceği ve batıyı okur misali tespitleri üzücü ve gerçek. Lami diye bir karakter var erkeklerin ne budala ve vefadan yoksun olduğu gerçeği de yüzünüze çarpıyor. Belki incelemeyi kitabı hemen kapattıktan sonra yazmamdan mütevelli duyguları çok işin içine katıyorum ama temiz olan, yüce olan insanlar hep çok üzülüyor. Bu böyle olmamalıydı yazar bana onların kazandığı bir son bırakmalıydı. Ama her son da istediğimiz gibi olmuyor maalesef. Okursanız yanınıza papatya çayınızı alınız öyle okuyunuz. Benden size tavsiye :)