Gülce

Gülce
Ey kelimem, sevgilim, beni savun!
Öğretmen
İzmir
267 okur puanı
Mayıs 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Matematiği Sevmeyenler Ciddi Mi?
8/10
·200 syf.··
2025 21. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 04 Eylül 2025 18:43
Matematik dünyayı anlamanın, evreni keşfetmenin dilidir. Eğer matematiği sayılar ve formüllerden ibaret sanarsak yanılırız. Matematik size büyüleyici kapılarını açmaz. Dünyaya matematikle bakmaya başlamak en başta biraz yorucudur, evet kabul ediyorum ama siz onu çözülmesi gereken bir bulmaca gibi görürseniz, inanıyorum ki devamı gelecektir. Sen de öğretmen matematik sorusu sorduğunda içinden beni seçmesin diye gözlerini kaçıranlardan mısın? Ana karakter Can da aynen böyle bir çocuktu. Ta yolu Ömer hayyam‘la kesişene kadar. Bu yolculuk tüm duygularını değiştirecekti Ömer Hayyam, Canı matematiğin efsanevi karakterleri ile tanıştırmaya başlayacaktı ilk bilmece başlıyordu. Bir mancınık topu en fazla ne kadar uzağa atabilirdi, düşmanı nasıl yenebilirlerdi? Can stresten ne yapacağını bilemezken ölçü birimlerini öğreniyor. Yetmez gibi bulmacayı nasıl çözeceğini matematiğe başvurarak matematik önyargısını yıkmaya bir nebze olsa dahi yaklaşıyordu. Ve bilmeceyi çözmüştü. Can sevinç içinde evine dönerken ikinci yolculuğuna çıkacağını habersizdi yolu bu sefer Fibo Naci ile denk geldi zamanlardan 1. Tavşanbelli Savaşı Savaş nedenleri: çiftliğe el koyan tavşanları doğaya döndürme çabaları Sonuç: barbar tavşanlar insanları geri püskürttü PISA şehri tehlikede Canın ikinci bilmesi bu tavşanlardı, Can acaba bu yolculuğu da başarıyla tamamlayacak mı? Bu sonu siz okuyucuları merakına bırakıyoruz. Yine canı bu sefer bir çay partisi buluyoruz çay partisinde kimseler yokken karşısında bir şey çıktı şeydi işte bilinmeyen X. Can matematiğin karakterlerine daha mı ısınıyordu ne! Tanışması gereken son bir kişi daha kalmıştı çember daralıyordu. Yüce honos pi ile görüşme vakti gelmişti. Can korkmuyordu artık. Matematiğe alışmış ve sevmişti. İşte tüm bu kitap can gibi korkan ama sevmek de
1000Kitap
Matematiğin Kaç Canı Var?Merve Uygun · Cezve Çocuk Yayınları · 2018164 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Pedagojik malzeme işkencesi olarak ‘Roman Gibi’
9/10
·148 syf.··
2025 8. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2025 20:03
Uzun zamandır okumaktan keyif aldığım ve yazar ile sohbet ederken, kahkahalara daldıran olma şerefine erişen bu kitap için önyargılarımdan dolayı özür dilerim. Okumak ve kitaplar üzerine yazılan bir deneme kitabı. Asla sıkıcı değil. Okuma eylemine hem yetişkinler hem pedagoglar tarafından eleştirel şekilde yaklaşan, ironileri gözümüze soka soka yazan bu yazar, okumanın bir çoşku olduğunu ve bu çoşkuyu hissetmeden ve hissettirmeden karşıya ‘okumak gerek, okumak gerek’ diye avaz avaz bağırtmayan bir kitap. Yazıldığı dönem itibarı ile de televizyona ve gençlerin daldığı teknolojik aletlere yaptığı hicivler ile bu dönemi görse kim bilir neler yazardı dedirtmeden duramadı. Kitap okumak için boş vakit ayıranlara sormaz mıyız biz de ‘Kimin vakti vardır aşık olmaya? Ama kendine sevme vakti tanımayan bir aşık gördünüz mü hiç?’ Ayrıca kitapta bir çok klasikten bahsetmesi ile de tanıdık yazar isimlerine rastlanması insanı konforlu bir alanda hissettiriyor. Koku romanına yaklaşımı beni sayfalarda eğlenceli bir geçiş sağladı. Ayrıca bir okuyucunun hakları vardır. Kısmında en sevdiğim hak sayfa atlama hakkı oldu :D Bu kitap kesinlikle okunmalı(Umarım içimdeki çoşkuyu hisseder ve okursunuz) Öğretmen arkadaşlar kesinlikle okuyup öğrencilere yaklaşımı konusunda bir düşünmelidirler. Tabiki de bu söz önce kendi nefsime diyip,iyi okumalar diliyorum:)
1000Kitap
Roman GibiDaniel Pennac · Metis Yayınları · 2021922 okunma
Lami çok üzül sen!
8/10
·256 syf.··
2025 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2025 21:45
Bir felaket okumak isteğinde iseniz buyrun. İnsanlığın en alçaltıcı, en utanç verici durumlarını çok normal bir vaka imiş gibi aksettiren, acizliğin sınırlarını zorlayan bir kitaba buyrun. Peyami amcamı okumayı baştan beri çok severim. Doğu-batı çatışmasını çok etkileyici işler. Bu kitabında da aynı şey mukabil. Lakin, burada batıyı öyle çok konu almış ki midem bulandı. Kitap sayfalarını doğuyu bulmak için akın akın çevirdim. Ama küçücük bir kısımda bahsi geçip daha çok o batının iğrençleştirdiği,aile kurumunu mahvettiği tüm ilişkileri ele almış. İsminden anlaşıldığı üzeren ‘Canan’ o öyle bir kadın ki erkek cinsinden nefret edebilirsiniz okurken. Gerçek olmamasını dilersiniz. Muhakkak ki manevi değerli olmayan ve ahlaken yozlaşan her bireyden beklentim budur. Okurken evet bir kadının kendini para,ün,mülk için ne kadar alçaltabildiğine şahit oluyorsunuz. Onun haricinde kitaptaki Selim karakteri, geleceği ve batıyı okur misali tespitleri üzücü ve gerçek. Lami diye bir karakter var erkeklerin ne budala ve vefadan yoksun olduğu gerçeği de yüzünüze çarpıyor. Belki incelemeyi kitabı hemen kapattıktan sonra yazmamdan mütevelli duyguları çok işin içine katıyorum ama temiz olan, yüce olan insanlar hep çok üzülüyor. Bu böyle olmamalıydı yazar bana onların kazandığı bir son bırakmalıydı. Ama her son da istediğimiz gibi olmuyor maalesef. Okursanız yanınıza papatya çayınızı alınız öyle okuyunuz. Benden size tavsiye :)
CânânPeyami Safa · Ötüken Yayınları · 20225,1bin okunma
Akıtılan yaş taş olmasa dahi…
Puan vermedi·240 syf.··
2024 24. kitabı
Her HAT okuduğumda bir miktar gerilirim. Gerçekten bu yazar sanki hiç mutlu şeyler yazamıyor gibi. Hayatın en kötü yanlarını sayfalarda yazıyor da ezim ezim eziliyoruz. Bitti ya derin bir oh çektim. Gerçekten o kadar üzücü bir hikaye idi ki. Metafor kullanmayı, bilinç akışı kullanmayı çok iyi yapıyor. Hayatın içinden insanları alıyor en kötü durumlara bandırıyor. Beni kör kuyulara atın da görmeyeyim bu durumu denicek tarztan bir kurgu. Bir kızımız var ağlayınca gözyaşları taş olup yere saçılıyor. Anası,babası şaşkın ne yapsalar bilinmez. Sonraa tabi kötü karakterlerimiz giriyor devreye ve hayatın sillesini vuruyorlar. Çok üzüldüm,çook babaya da kıza da… Hikayeyi anlatmak istemiyorum. Ben umutlu şeyler yazmak ve okumak istiyorum. Roman aslında gözümüzü kapattığımız, işleyen çarkı duymak,bilmek istemediğimiz bir sistemin sonucu. Olaylar gerçek mi bence gerçek. İnsan denen varlık aşağıların en aşağısı olabilir mi olabilir. Bu çağdan etimle kemiğimle nefret ettim diyor ya Zarifoğlu öyle işte vesselam….
Edebiyat & Roman
Beni Kör KuyulardaHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202011,4bin okunma
Başka Dünyanın Cinsi
9/10
·91 syf.··
2024 16. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2024 13:41
Cins dergisi ile ilk tanışmamız diyebilirim. Peki bu zamana kadar neden okumadım. Genelde dergi okumayı severim ama sol olsun sağ olsun tarafı çok net dergileri tercih etmem. Bu yönden biraz geri tutmuştum kendimi. Ama okumaya başlayınca benim gerçekten kendi bulunduğum iç hali yansıtan, görüşlerimin yakını olan yazıları okumak çok iyi geldi. Tarafsızlığı savunmuyorum bir süredir. Kesinlikle bir tarafı olmalı insan ve bunu da belli etmeli. Mazlumun, manevi değerlerin yanında yer alanların varlığını bilmek insana umut oluyor. Dergi de yazılan Filistin yazıları ya da israf ve tüketim çılgınlığı ile belli konulara değinilmesi gerek ayetlerden ve hadislerden örnek verilmesi kanaatimce çok verimli geçti benim açımdan. Ayrıca derginin ilk sayfalarında yer alan güncel bir haber durumuna karşı tutumu yerinde buldum.(Okuyanlar anlayacaktır) İnsan eşref-i mahlukattır. İlk olarak düşünmemiz gereken yegane şey varlığımızı sürdürmektir. Ayrıca dergide Güray Süngü, Mustafa Çiftçi, Savaş Barkçin, Abdulhamit Güler gibi daha öncesinde okuma tanışıklığım olduğu yazarları görmek mutlu etti. Derginin tek olumsuzluğu fazlaca reklam içermesi idi bunu da doğal karşılıyorum şu süreçlerde bir dergi çıkartmak çok zor. Emeğinize sağlık. Keyifle okudum. Arkadaşlara tavsiye, dostlara emirdir:)
1000Kitap
Cins Dergisi - Sayı 105 (Haziran 2024)Cins Dergisi · Ketebe Dergi · 202424 okunma