Ama duygusal olgunluğun en önemli dönüm noktalarından birisi, çoğul gerçeğin geçerliliğini fark etmek ve insanların farklı düşünüp, farklı hissedip, farklı tepki verdiklerini anlamaktır. Çoğunlukla ‘yakınlık’ , ‘aynılık’ anlamına gelirmiş gibi davranırız. Özellikle de evli çiftler ve aile üyeleri, herkesin kabul etmesi gereken tek bir gerçek varmış gibi davranırlar.
Oysa kadınların öfkelerinin bilincine varmaları ve öfkelerini ifade etmeleri hep engellenmiştir. Hepimiz şeker ve baharat karışımıyız. Bizler besleyici, yatıştırıcı, uzlaşmacı kişiler ve devrilmek üzere olan gemilerin kurtarıcılarıyız. Dünyayı hoşnut etmek, korumak ve yatıştırmak bizim görevimiz. Tüm hayatımız buna bağlıymış gibi, ilişkilerimizi korumaya çalışırız.
Öfke bir işarettir, hem de önemli bir işaret. Öfkemiz incindiğimiz, haklarımız ihlal edildiğini, gereksinimlerimizin ya da isteklerimizi doğru şekilde karşılanmadığını ya da sadece, işlerin yolunda gitmediğini gösteren bir ileti olabilir.