Sanki Kur'an yukarı çıkıp bir ay oluyor. Sonra peygamber parmağıyla, sûre sûre bölünerek onların kalplerine iniyor; ordan da, âyet âyet atardamarlardan yürüyerek yüzlerinde apaydınlık bir ay, bir güneş örüyor.
Kirpiklerinde her an bir güneş doğup bir güneş batıyor.
Kelimelerin tadını unutacak kadar uzun süre susarım ve birden bent yıkılır, içimde ne varsa, tuttuğum ne varsa boşaltırım, bitmez tükenmez bir gevezelik başlar; daha çenemi kapamadan pişman olmuşumdur bile.