"Zaman zaman patlayan, bizi yaralayan ve içimizi dağlayan, bizden iniltiler, göz yaşları ve beddualar koparan sayfalar okuyorsak, bilin ki bu sayfalar sırtı duvara dayalı, tek savunması sözcükler olan biri tarafından yazılmıştır; sözcükler dünyanın yalancı ve ezici ağırlığından, yüreksizlerin kişilik mucizesini çökertmek için yarattığı işkence aletleri ve çarklardan her zaman daha güçlüdür."
"Fahişe gibidir Paris. Uzaktan bakınca soluğunuzu keser, kollarınıza almak için sabırsızlanırsınız. Beş dakika sonra da aldatılmış hisseder, kendinizden iğrenirsiniz."
"Geceleri sokaklarda yürürken bir gün yine yanımda olup olmayacağını binlerce kez düşünmüşümdür: binalara ve anıtlara açlık ve umutsuzlukla ihsan ettiğim bütün o bakışlar binaların ve anıtların bir parçası olmuştur artık; düşüncelerimle, ıstırabımla dolup taşmıştır. Düşlerim ve özlemlerimle dolup taşan bu karanlık ve kederli sokaklarda yan yana yürüdüğümüzde onun hiçbir şeyin farkında olmadığını, hiçbir şey hissetmediğini anımsamadan edemiyorum şimdi; başka sokaklardan farkı yoktu onun için, biraz daha pis belki ama o kadar. Bir köşede yere düşen tokasını almak ya da botlarının bağcıklarını bağlamak için eğildiğimi hatırlamayacak ve ayağının durduğu yeri belleğime kazdığımı, bütün katedraller yıkılıp Latin Medeniyeti sonsuza dek silindikten sonra bile orada olacağını bilmeyecek."
"Yedi yıl boyunca aklımda tek bir şey ile dolaşmıştım- O. Benim ona gösterdiğim sadakati Tanrıya gösteren bir Hıristiyan olsaydı bugün hepimiz İsa'ydık."