Dert nerede ise deva oraya gider. Yoksulluk nerede ise nimet oraya gider. Soru nerede ise cevap oraya gönderilir. Gemi nerede ise su oradadır. Suyu bulmak istiyorsan susuzluğu elde et ki, sular fışkırmaya başlasın" (Mesnevi, Cilt 3). Halil Cibran da, "Biz sevinçlerimizi ve hüzünlerimizi onları yaşamadan çok önce tercih ederiz" derken bu gerçeği kastediyor olmalıdır.
İslam Filozofu Kindi, Gemi Yolcuları istiaresiyle şunu anlatır: "İnsanlar, bu dünyada asıl yurtlarına doğru deniz yolculuğu yaparken bazı ihtiyaçlarını temin etmek üzere bir adaya uğrayan yolcular gibidir. Bu yolculardan bir kısmı ihtiyaçlarını giderip hemen gemiye döner ve en rahat yerlere otururlar; bazıları adanın güzelliklerine kapılıp oyalanırlar, bu yüzden gemiye geç geldikleri için hem uygun yerler bulamazlar hem de adadan topladıkları çiçekler, kıymetli taşlar yolculuk boyunca başlarına dert olur. Bir grup ise gemiyi büsbütün unutarak tabiatın çekiciliğine kendile- rini kaptırır ve geminin kalktığını bile fark edemezler; sonunda acılar içerisinde kıvranarak ölürler. İşte dünyanın çekiciliğine ka- pılarak ölümden sonraki hayatı unutanların akıbeti budur.
Üzüntüye uğrayan beni hatırlasın buyurmuştu.
Dindarlık, dini bilmek, olsaydı şeytan hepimize hoca olurdu. Mesele bilmek değil yaşayabilmek.
Ne çok kıymetlidir seni Allah'a yaklaştıran her şey!
Allah'ı anmak şifadır, şifanız bol olsun.