Hayat ne biriktirir bizim için? Kink dökük aşklar, yaşanmamışlıklar, olmamışlıklar, bir çocukluk anısına tegellenmiş hüzünler, aşkın sonsuz bekleyişleri, ayrılıklar, kentler, köyler, yollar, rüzgârlar, gündoğumlan, biraz keder, biraz da neşeyle çatılmış evler... Hayat bizim için saklamaya hazır olduklarımızı, bize yakışanları, ihtiyacımız olanları ve bizi büyütecekleri, bizi biz edecekleri biriktirir....
+Sevgi, sevdiğin ölünce azalmıyordu. Azalsa zaten adı sevgi olmazdı."
"Acıyı çekerken çekiyorsun, anlatırken gözyaşların senden önce konuşuyor. Yıllar içinde alışıyorsun, her geçen gün daha çok alışıyorsun.Bir zaman sonra başkasının hikâyesi gibi anlatmaya başlıyorsun, sanki sen yaşamamışsın, sanki sen çekmemişsin gibi."
Insan iyiyse hep iyi kalıyor.
Aklını dolduran tek şey; nasibinin seni bir gün mutlaka bulduğuydu. Her şey insana yazılıyor diye düşündü; ama bazen ulaşmıyor. Bilmediğimiz nedenlerle dolaşıp duruyor hayatın içinde.Bazen yanından geçiyor insan yazgısının, bazen elinden tutuyor ama bunun kaderi olduğunu anlamıyor. Tam yakalayacak gibi oluyor ama uçup gidiyor. Sonra bir gün, hiç hesapta yokken, hiç beklemezken, başka ȧlemlerdeki seyrini tamamlıyor senin olan şey, çıkıp geliyor ve seni buluyor.
"Hayat dediğimiz şey hepimize münhasır bir gümüş gergefmiş, bunu anladım."
Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu, 19 öyküden oluşuyor.Genel itibarıyla hüzünlü öyküler ağırlıkta olsa da bazı hikayeler yüzünüzde tatlı bir gülümseme bırakıyor. Hatta aynı hikayede hem hüzünlenip hem kahkahalar atmanız pek muhtemel. Aynı hikayede iki uç duyguyu yakalamanın oldukça zor olduğunu düşünüyorum şahsen ben. Şermin Yaşar o güzel kalemiyle bunu başarmış
Hikayelerin hepsi birbirinden güzel olmakla birlikte benim en çok etkilendiğim öykü "Kimlikte Nursen", en çok güldüğüm öykü ise