Sıla

9/10
·192 syf.··
2023 36. kitabı
Hz. Peygamber (s.a.v.)'in "Hiç kimse çocuğuna iyi terbiyeden daha güzel bir şey vermemiştir." ifadesi doğrultusunda ele alınan bu kitap, anne ve babalar için bir el rehberi niteliğindedir.Çocuğun terbiyesi, kişilik gelişimi ve daha birçok konuda Hz. Peygamber'in nasıl bir metod takip ettiğini göreceğiniz bu kitap, çocuklarınızın eğitiminde size ışık tutacaktır. Kimi insanlar güzel ahlak adına çocuklanna devamlı susmayı öğretirler.Çocuğun susmayı bilmesi güzeldir.Fakat çocuk, fikirlerini ifade edebiliyorsa, edepli ve ahlaklı bir şekilde konuşmasını gerçekleştiriyorsa, o takdirde konuşması güzel ve hoştur." "Çocuklarınızı üç haslet üzere yetiştirin. Bunlar Peygamber(s.a.v.) sevgisi, Ehl-i Beyt sevgisi ve Kur'an okuma sevgisi." "Çocuğu olan, onunla çocuklaşsın." Her kim kendi zürriyetinden bir çocuğunu, çocuğu razı olana kadar gönüllerse Allah da (c.c) kıyamet günü o kulunu razı olana kadar gönüller." "Ağacın yaş iken eğildiğinin farkında olmalıyız.Ağacı yaş iken eğmek, ileride ağaç kuruduktan sonra onu kırmaktan daha kolaydır." Çocuk yetiştirmeyi Hz. Peygamber'in hadisleri ve uygulamalarından yola çıkarak izah eden bir eser olması sebebiyle kitaba dikkatinizi çok rahat verebiliyorsunuz. Ancak bazı hususlarda, belki benim konuda yeterli bilgimin olmamasından da kaynaklı olabilir, sanki başlıklarla konu arasında bağlantı kurulamamış, yer yer sonuca bağlanamamış hissi verdi bana.Bahsettiğim husus çeviriden de kaynaklı olabilir diye düşünüyorum. Ancak eksiksiz çeviri yapılmış olsa bile hadis ya da ayetleri direkt okuduğumuz gibi anlayamıyoruz, açıklama gerektiriyor.Bu nedenle bu kitapta da bazı konuların ben daha detaylı açıklanması gerektiğini düşünüyorum. Bu eserde yazılanların belki çoğunu ebeveynler olarak bizler bilmiyoruz ve uygulamıyoruz. Kendi bilmediğimiz
1000Kitap
Çocuk Eğitiminde Peygamberimizin MetoduAbdülbasit Muhammed Seyyid · Beka Yayınları · 200734 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·69 syf.··
2023 35. kitabı
kitap, Nisan 1966'dan Mart 1967'ye kadar, Diriliş Dergisi'nde Diriliş imzasıyla yayınlanan başyazılardan oluşmuştur. Islamın Dirilişi deyimiyle şüphe yok ki, İslam halklarının dirilişini söylemek istiyoruz. Yoksa İslam prensiplerinin değil. Çünkü: Islam prensipleri hiçbir zaman ölmemiştir ve ölmez, her zaman için dipdiridir, ezeli ve ebedidir." İslâm, düşünmenin yolunu kesmemiştir.Asıl biz, düşünmeyi durdurduğumuzdan İslâmla olan ilişkimizi gevşettik, hatta yer yer kopardık." "Şair, geleceği bugüne çeker. Bizden birkaç yüz yıl ilerde yürür "Kur'an, canlı, diri ve kutsal diliyle çağınıyor kadim yapraklar arasından.Namaz, vücutlardan ve ruhlardan bir Cebrail nefesi gibi geçerek çağırıyor.Oruç, bir ilkbahar bulutu gibi şehirlere iniyor ve suya hasret insanlan çağırıyor. Kâbe, anıt bir meşale gibi, yollann en birikmiş kavşağında, çağırıyor.Buyruk çağırıyor, yasak çağırıyor.Farz ve sünnet, hazır ve gayb çağınıyor. İslâm çağırıyor." "Erdemlikte en yüce olmalısın ki, peşin hükümle seni aşağı görmeye gelen kendi aşağılığını görsün. Müslüman, İslâmı öyle sağ ve diri, canlı yaşa ki, seni öldürmeye gelen sende dirilsin. Ince bir kitap olmasına rağmen içerik olarak oldukça doyurucu bir eser Kitabın dili ağır olmamasına rağmen, verilen mesajlar üzerinde durup düşünülmesi gerektiği için, yavaş yavaş ve sindire sindire okunması gerektiği kanaatindeyim. Ancak yazara katılmadığım hususların da olduğunu söylemeden geçemeyeceğim.Bu hususlar benim şu anki bilgi ve tecrübe eksikliğimden kaynaklı da olabilir. Bu nedenle bu eseri başka bir dönem tekrar okuyacağım.Bakalım fikirlerimde gözle görülür bir değişiklik olacak mı? Okuyacak arkadaşlara şimdiden keyifli okumalar diliyorum, umarım sizler de beğenirsiniz
1000Kitap
İslâmın DirilişiSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 202111,7bin okunma
Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu
Puan vermedi·168 syf.··
2023 34. kitabı
Hayat ne biriktirir bizim için? Kink dökük aşklar, yaşanmamışlıklar, olmamışlıklar, bir çocukluk anısına tegellenmiş hüzünler, aşkın sonsuz bekleyişleri, ayrılıklar, kentler, köyler, yollar, rüzgârlar, gündoğumlan, biraz keder, biraz da neşeyle çatılmış evler... Hayat bizim için saklamaya hazır olduklarımızı, bize yakışanları, ihtiyacımız olanları ve bizi büyütecekleri, bizi biz edecekleri biriktirir.... +Sevgi, sevdiğin ölünce azalmıyordu. Azalsa zaten adı sevgi olmazdı." "Acıyı çekerken çekiyorsun, anlatırken gözyaşların senden önce konuşuyor. Yıllar içinde alışıyorsun, her geçen gün daha çok alışıyorsun.Bir zaman sonra başkasının hikâyesi gibi anlatmaya başlıyorsun, sanki sen yaşamamışsın, sanki sen çekmemişsin gibi." Insan iyiyse hep iyi kalıyor. Aklını dolduran tek şey; nasibinin seni bir gün mutlaka bulduğuydu. Her şey insana yazılıyor diye düşündü; ama bazen ulaşmıyor. Bilmediğimiz nedenlerle dolaşıp duruyor hayatın içinde.Bazen yanından geçiyor insan yazgısının, bazen elinden tutuyor ama bunun kaderi olduğunu anlamıyor. Tam yakalayacak gibi oluyor ama uçup gidiyor. Sonra bir gün, hiç hesapta yokken, hiç beklemezken, başka ȧlemlerdeki seyrini tamamlıyor senin olan şey, çıkıp geliyor ve seni buluyor. "Hayat dediğimiz şey hepimize münhasır bir gümüş gergefmiş, bunu anladım." Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu, 19 öyküden oluşuyor.Genel itibarıyla hüzünlü öyküler ağırlıkta olsa da bazı hikayeler yüzünüzde tatlı bir gülümseme bırakıyor. Hatta aynı hikayede hem hüzünlenip hem kahkahalar atmanız pek muhtemel. Aynı hikayede iki uç duyguyu yakalamanın oldukça zor olduğunu düşünüyorum şahsen ben. Şermin Yaşar o güzel kalemiyle bunu başarmış Hikayelerin hepsi birbirinden güzel olmakla birlikte benim en çok etkilendiğim öykü "Kimlikte Nursen", en çok güldüğüm öykü ise
1000Kitap
Göçüp Gidenler KoleksiyoncusuŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202413,2bin okunma
6/10
·59 syf.··
2023 33. kitabı
"Her şeyin iyi gittiğini nerden çıkarıyorsun?" dedi. "Herif rüzgârı kendinden menkul uçurtmanın teki. Ara sıra tellere takılır gibi kadına geliyor gece yarısı." "Fakat Müzeyyen, bu derin bir tutku," dedim. Tirsmaya başlamıştım. Haklı olabilirdi. "Evet, biraz sapık ve tek taraflı bir tutku," dedi, arkasını dönüp gitti. Ne olmuştu da, "Seninle dünyanın her yerine gelirim,"diyen Müzeyyen, durduğu yerden çekip gitmelere başlamıştı. Nerelere gidiyordu?Gelirken getirdiği bakışlar ne dalgaydı? Hangisi Müzeyyen'di? Ya da Müzeyyen kimdi?İlk tanıdığım kimdi, şimdiki kim? "Ne olmuştu da, 'Seninle dünyanın her yerine gelirim, ' diyen Müzeyyen, durduğu yerden çekip gitmelere başlamıştı" tam da bu cümle kitabı okuma isteği uyandırmıştı bende. Görselde de sevgili Erdal Beşikçioğlu vardı,dedim kitabı okumalıyım.Dün de istedim filmi izleyince, ki daha önce izlediğimi filme başlayınca fark ettim, kitabı sizlerle de paylaşmak istedim. Filmi izleyecekler için spoiler vermek İstemediğimden hikayeye çok girmek istemiyorum. Zaten bu kitaptan herkes farklı bir şey anlayabilir, olay örgüsü çok karışık, ortaya çıkacak hikaye tamamen okuyucunun hayal gücüne kalmış. Hikayede hangisi kurgu, hangisi gerçek ya da gerçek var mı ben emin olamadım. Benim beklentim çok yüksekti,ona rağmen kötü, beğenmedim diyemem ama beklentimden dolayı beni çok fazla tatmin etmedi. Olayın tamamını anlayamadığım için de olabilir. Beklentisiz okursanız daha çok beğeneceğinizi düşünüyorum.Bu arada kapak tasarımına aşık olduğumu söylemeden geçemem Son olarak filmi de mutlaka izleyin, oyuncuların hepsi birbirinden iyiydi.Filmi daha çok sevdim diyebilirim.
1000Kitap
Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutkuİlhami Algör · İletişim Yayıncılık · 201434,7bin okunma
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2023 32. kitabı
İnsan dünyaya hazır gelmez, zamanla oluşur. Beyin "bedava" verilse de, içindeki yazılım ve içeriği biz belirleriz. Hayatın ilk üç yılında yarattığımız altyapı, ömür boyu üst yapıyı etkiler.En başından doğrusunu yapmak, yanlışları düzeltmekten daha kolaydır. "Ebeveyn olmak, senden sonraki kuşağa rehberlik etmek, senden önceki kuşağı affetmektir." "Çocuk en iyi öğretmendir. Siz ona bir öğretirken, o size iki öğretir." "Ortalama diye bir şey yoktur. Ortalama bir illüzyondur.Ortalama bebek ya da ortalama çocuk diye bir şey de yoktur. Her bebek, her çocuk kendine özgüdür." "Çocuklarımızla konuşma biçimimiz onların iç sesine dönüşür." "Güçlü çocuklar yetiştirmek, bozuk yetişkinleri onarmaktan daha kolaydır." "Yeterince iyi anne baba olmak kavramının özünde Şu var: Çocuğuna hissettiğin sevgi herşeyden üstündür. Eğer çocuk bütün etkileşimlerde sevildiğini hissediyorsa, o zaman mükemmel olmamak mükemmel." Bu kitapta bebeğinizin ilk üç yılındaki zihinsel, sosyal ve duygusal beceri gelişimini onun ağzından dinleyeceksiniz.Bütün gelişimini kendi ağzından dinlemek çok eğlenceliydi. Kitapta araştırmalara ciddi şekilde yer verilmesine rağmen dili oldukça anlaşılır. Her sayfasında mutlaka altını çizdiğim kısımlar oldu yani demem o ki dolu dolu bir kitap. Sevgili Bahar Eriş'i takip edenler, tanıyanlar bilir meşhur bir sözü var: "Her çocuk kendi hızında ilerler, lütfen arkadan ittirmeyiniz." Her çocuk biriciktir. O yüzden genellemelerle, karşılaştırmalarla ne kendinizi ne çocuklarınızı boş yere yıpratmayalım. Bu arada kitap sadece ilk üç yılı kapsamıyor çocuklarınızla ilişkimizde sonrası için de geçerli olacak bilgiler yer alıyor. Kitabı ben sadece ebeveynlere değil, çocuklarla ufacık da olsa temas halinde olan herkese tavsiye ediyorum.
1000Kitap
Hayatın İlk Üç YılıBahar Eriş · Alfa Yayınları · 2021358 okunma