"Kadın olmak, bir tekerleğin göbeğinden uzanan çubuklar gibi dört bir yana dağılan ilgi alanları ve görevlere sahip olmak demektir. Hayatlarımızın yapısı da daireseldir böyle. Pusulanın ibresi nereyi gösteriyorsa -eş, çocuk, arkadaş, yuva, toplum- orada bulunmalı; gelen her çağrıya, esen her rüzgâra karşı, bir örümcek ağı kadar hazır ve duyarlı olmalıyız. Birbirine zıt görünen bu gerilimlerin ortasında bir denge kurmak ne kadar zorsa, hayatlarımızı doğru düzgün sürdürebilememiz için de bir o kadar gereklidir. Eskilerin övdüğü o istikrara ulaşmak ne kadar zahmetliyse, dağılıp savrulmamak için de o kadar büyük bir ihtiyaçtır. Düşünce insanlarının, sanatçıların ya da azizlerin ideal bildikleri o sarsılmaz öz, o tutarlı göz nasıl da uzaktır bizden, ama onu nasıl da isteriz."
"Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar."