Tesadüfen bir karşılaşma bile önemli ölçüde etki yapabilir. Sadece bir dakika görüp hiç konuşmadığı bir kişinin yüzündeki tebessümden etkilenmeyen biri var mıdır? Sadece bir an için gördüğü halde bir kişinin yüzündeki adamakıllı kötü ifadeden dehşete kapılmayan biri var mıdır? Çoğumuz böyle yüzleri hatırlarız ve onların bizde bıraktığı etki uzun yıllar, hatta bir ömür sürebilir.
Klişeler, aşınmış metaforlar, bayat kullanımlar, der Orwell, "dilin çürümesi"nin örnekleridir. Sonuçta zihin uyuşup pasifleşirken bir süpermarketteki fon müziği etkisi yaratan dil, bilincin üzerini kaplayıp onu basmakalıp düşünce ve duyguları, incelemeden, edilgin bir biçimde kabul etmeye ayartır.
(...) yaşamın en büyük üstadlarından biri olan Meister Eckhart şöyle der: "Nasıl olur da kişi yaşam ve ölüm sanatını ders alıp öğrenmeden yaşayabilir ki?"
Yaşamın üstadlarının yazılarını okuyun, onların sözlerinin gerçek anlamlarını kavramaya çalışın, yaşamda ne yapmak istiyorsanız, ona dair kanaatinizi oluşturun ve hiçbir üstada, rehbere, modele ihtiyaç duymayın, zira insanlığın büyük zihinlerinin binlerce yıl içinde keşfettiklerini siz kendi ömrünüz içinde öğrenebilirsiniz. O zatların her biri kendilerine kalan taşlar ve planlarla bina örmüşlerdir.