“Auschwitz Dövmecisi olağanüstü bir zamanda yaşayan ve sadece özgürlükleri değil, öz saygıları, adları ve kimlikleri de ellerinden zorla alınmış iki sıradan insanın öyküsü ve hayatta kalmak için yapmak zorunda oldukları her şeyin Lale tarafından dile getirilmesidir. Lale hayatını şu düsturla yaşadı: "Sabah uyandıysanız o gün güzel bir gündür." Cenazesinin olduğu sabaha o günün benim için güzel bir gün olmadığını bilerek uyandım ama onun için çok güzel olmalıydı. Artık Gita'nın yanındaydı.”