“Boş bardaklar tepside biriktikçe, dumanı üstünde çaylar için yer açılıyordu vapurda. Yaşanmış hikayelerden açılan boşluğa, yaşanacak hikayeler gelip oturacaktı birazdan. Kaç ömür gelip bir sahlep içimlik sürede yan yana gidecekti. Kaç yol karşı kıyıda tekrar ayrılmak üzere kesişecekti.”
“Sonra bana baktı, tarihi bir eser gibi yüzünün ortasında dikilmiş duran haşmetli burnunun altını çizen incecik dudaklarıyla gülümsedi, "Aşık ol, çocuk," dedi, "aşktır bizi çıkaracak olan bu bataklıktan.” Kadın olmak ne güzel şey, Deniz. Hayatın yeşerdiği toprak olmak.”