“Belki de, küçük deniz kabuğu kolye, ikizinin yerini fısıldıyordur. Ben, o birbirinin eşi deniz kabuklarının tılsımlı olduklarına inanıyorum. Artık sık sık atıldığım tehlikelerde, hiç yanımdan ayırmıyorum kolyeyi ve her sabah uyanır uyanmaz ona dokunuyorum. Günün birinde, kendi kendine kırıldığını görürsem eğer, anlayacağım, Kabuk Adam Tony, bilmediğim bir yerde, bilmediğim bir şekilde ölmüş.”
“Oyun demişken...
Aşk da bir oyun Adalet. İki kişilik basit bir oyun. Seninle tanıştığımızdan beri aslında hep onu oynadık biz. İki kişi görür birbirini. Eğilip bakar, anlamak ister. Günler geçer, gülümseyişler, anlatılan ve susulan hikâyeler... Sonra ilk âşık olan kaybeder.
Biliyorum, sen oyunları kazanmak derdinde değilsin ama kaybetmekten de ürkersin. Sakın korkup kaçma Adalet. Bu oyunun kaybedeni zaten benim.”