Simge Demir

Stoacılığa Giriş Kitabı-Seneca
Puan vermedi·77 syf.··
2026 20. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 15:53
Kitap ‘mutlu yaşam üzerine’ ve ‘yaşamın kısalığı üzerine’ şeklinde iki metinden oluşuyor. Her iki metni de çok beğendim ama ikinci kısım ‘yaşamın kısalığı üzerine’ daha çok hoşuma gitti. Hemen hemen her sayfayı okurken alıntı yapmak istediğim tek kitap oldu. Belki bunda benim Stoacılığa karşı olan ilgimin de etkisi olabilir. Roma stoa’sının kurucularından olan Seneca’nın bu metinlerini okurken felsefeyi salt teorik bir zeminde değil aksine hayata dair sorularımıza pratik yanıtlar da verebilen bir uğraş olarak değerlendirmesi felsefesini işlevsel de kılıyor. İki bin yıl önce yaşayan insanların cevap aradıkları sorular ile günümüzde bizim sorunlarımızın ne kadar paralel olduğunu görmek ayrıca hayret verici. Bu kitap farklı zamanlarda tekrar tekrar okunabilecek ve her seferinde farklı anlamlar çıkarılabilecek bir kitap olarak benim zihnimde yer etti.
Felsefe
Mutlu Yaşam Üzerine – Yaşamın Kısalığı ÜzerineSeneca · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202514,7bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bir küçük burjuva hikayesi: Madam Bovary
8/10
·430 syf.··
2026 19. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 23:21
-Özet- Kitap, babasıyla birlikte yaşayan Emma'nın, babasını tedavi etmek üzere çiftliklerine gelen bir doktor olan Charles Bovary ile evlenmesi ile gelişmeye başlayan olayları anlatır. Emma bu evlilikle görünürde Madam Bovary olmuştur ancak kısa bir süre sonra kocasının kendisine uygun olmadığını, yaşamak istediği hayatın da evliliğin boğucu monotonluğundan çok uzak olduğunu fark eder. Emma'nın okuduğu kitapların da etkisiyle kurduğu hayaller ile realite arasındaki fark açıldıkça kocasından tiksinmeye başladığını ve yaşadığı hayattan kurtulmanın yollarını aradığını görürüz. Bu arada bir kızı olur ve hayal ettiği aşkı bulma umuduyla iki ayrı kişiyle aşk yaşar. Ne istediğini tam olarak kendisi de bilemez ve toksik karakteri kocası hariç hayatına giren iki erkeği de bıktırır. Devamında yaptığı yanlış tercihler hem kendisini hem çevresindekileri felakete sürükler.. -Yorum- Aslında Gustave Flaubert olaylardan ziyade karakterlerin yaşadıkları olaylar doğrultusunda şekillenen ya da yaşadıkları olayları şekillendiren iç dünyalarına odaklanıyor. Madam Bovary realizm akımının edebiyattaki ilk örneklerindendir. Bu yüzden karakterler ve yaşadıkları çevre kimilerini sıkabilecek ölçüde fazla betimlemeler kullanılarak ve bence gerçekten çok başarılı şekilde gerçekçi anlatılmış. Okurken bazen sanki oradaymışsınız, kitabın içindeymişsiniz gibi hissettiriyor. 1800'lerin Fransa'sında yeni kentli orta sınıfın doğuşuna denk gelen dönemlerde Emma tam olarak hayalci romantizmi temsil ediyor. Başlarda kadının toplumdaki yerini sorgulatan ve feminist bakış açısını yansıtan bir karakter olacağını hayal etmiştim ama öyle olmadı. En baştan beri ne istediğini bilmeyen, romantik hayalleri uğruna kadınlık onurunu dahi önemsemeyen, aslında tamamen pragmatik davranan bir karakter. Tabiki hayal kurmak herkesin
1000Kitap
Madam BovaryGustave Flaubert · Çise Kitap · 201440,9bin okunma
**AĞIR CEZA, ARİSTO VE ALTIN ORTA **
Puan vermedi·
-Alıntı- __Vergilius ile Dante dördüncü daireye inmişlerdir. Karşılaştıkları görünüm şudur: Dairenin her iki yarısında birtakım cehennemlikler ağır yükler itmekte, dairenin orta yerine gelince bu iki grup arasında çarpışma olmaktadır. Bundan sonra yüz geri eden günahkarlar kendi yarım dairelerini geçtikten sonra tekrar çarpışmak üzere geri dönmekte ve bu böyle sürüp gitmektedir. Bunlar cimrilerle savurganlardan başkası değildir. Böylece iki karşıt suçu işlemiş olanlar aynı cezaya çarptırılmış oluyordu. (syf.111) __ Dante’nin savurganlık ve cimrilik günahını işleyenlere uygun gördüğü bu ceza yöntemini okurken kanım dondu. Şuana kadar okuduğum kısımda belki de aynı eylemin defalarca aynı şekilde ve amaçsızca tekrarlanıyor olması, günahkarların sonucun aynı olacağını bile bile geri dönme eylemini motivasyonsuz biçimde mecburen tekrar etmeleri sebebiyle olacak, bu ceza şekli beni etkiledi. Ama bir yandan da bu yaratıcı cezayı Aristoteles’ten kaynaklandığını düşündüren bi esinlenme ile aşırılıklardan kaçınmayanlara uygulaması beni bu inceleme yazısını yazmaya itti. Eğer Dante’nin cehennemi gerçek olsaydı bu sırada Aristoteles muhtemelen ‘haklıymışım değil mi?’ diye bağırıyor olurdu:) Çünkü Aristoteles ahlak felsefesi görüşünün temeline “altın orta” ilkesini oturtur. Ona göre erdemli olan, iki kötü uç nokta arasındaki akıl yoluyla belirlenen uygun orta yoldur. Yani Aristo, aşırılıklardan her durumda kaçınmamızı önerir. Özellikle Orta Çağ Hristiyan ve islam felsefesi üzerindeki büyük etkileri ve bu dönemdeki popülerliği düşünüldüğünde, Dante’nin cehenneminin dördüncü dairesini cimriler ve savurganlara ayırarak bu iki karşıt günahı işleyen kişilerin aynı şekilde cezalandırıldıklarını vurgulaması Aristo’nun ahlak kuramından oldukça etkilendiğini gösterir. Etkilenmenin
Felsefe
İlahi Komedya - CehennemDante Alighieri · Altın Kitaplar · 20233,987 okunma