Önceleri, gençlik zamanlarında insan geleceği hayal eder, ütopyalar kurar. Umutlu olur. Gelecek uzundur ve orada her şey mümkündür.Ömrünün sonlarına doğru ise mümkünler denenip tüketilir. Ütopyaya yer kalmaz. İnsan artık elindeki ile, yani koskoca bir geçmişle oyalanır. Orada ütopyanın yerini nostalji alır.