16 Mart 1920' de İngilizler İstanbul' u işgal ediyorlar. Şehzadebaşı Karakolu' ndaki askerleri uykularında katledip, Savunma Bakanlığı' nı, birçok gazete ve telgraf binasını, Tophane' yi ele geçiriyorlar. Sıra elbette ki Osmanlı' nın yıllardır yönetimde yer verdiği Mebusan Meclisi' ne geliyor ve meclisi basıp meclisin toplanmasına engel oluyorlar. Böyle bir durumda yapılması gereken ise yeni bir meclisin toplanmasını sağlamak. Atatürk bu nedenle Ankara' da bir meclisin toplanmasını istiyor ve bu meclis bir milletin kurtuluşunun destanını yazıyor. Meclis 23 Nisan 1920' de toplanıyor. Hakimiyetin bilakayduşart milletin olduğu vurgulanıyor. Kurtuluş Savaşının en ateşli anlarında dahi kararlar meclisin onayından geçmeden uygulanmıyor.
Allah'ın yardımıyla Nisan'ın 23. Cuma günü, cuma namazından sonra Ankara'da Büyük Millet Meclisi açılacaktır.
Yurdun bağımsızlığı, yüce halifelik ve padişahlık makamının kurtarılması gibi en önemli ve yaşamsal görevleri yapacak olan Büyük Millet Meclisi'nin açılış gününü cumaya rast getirmekle, anılan günün kutsallığından yararlanılacak ve açılıştan önce bütün değerli milletvekilleriyle beraber Hacıbayramı Veli Camii Şerifi'nde cuma namazı kılınarak Kur'an'ın ve namazın ışığından da faydalanılacaktır. Namazdan sonra Hz. Muhammed'in sakalı ve kutsal sancak taşınarak Meclis binasına gidilecektir. Meclis'e girmeden önce bir dua okunarak kurbanlar kesilecektir.
Mebuslar Meclisi dağılmıştır. Şu durumda, devlet merkezinin korunmasını, ulusun bağımsızlığını ve devletin kurtarılmasını sağlayacak önlemleri düşünmek ve uygulamak üzere, ulus tarafından olağanüstü yetkilere sahip bir meclisin Ankara'da toplantıya çağrılması ve dağılmış olan milletvekillerinden Ankara'ya gelebileceklerin de bu meclise katılımlarının sağlanması zorunlu görülmüştür.
Emekçi sınıfla ortak hiçbir şeyiniz yok. Sizin adınıza başkaları çalıştığı için elleriniz yumuşacık. Yediğiniz sürüyle şey yüzünden karınlarınız yuvarlacık.