Sartre, sevmenin, kendini sevdirme projesi olduğunu söyler. Sevgi,karşımızdaki kişi bizi sevmediğinde de bundan etkilenmeden kalıyorsa, değişmiyor, azalmıyorsa, o zaman gerçek sevgidir.
"Anneler çeker yükü", "Anneler cefakârdır", "Anneler fedakârdır."
"Anne çocuğu için canını bile feda eder." gibi kasıtlı ve kitlesel
söylemler, anneliği yüceltir görünürken aslında, sadece bir insan olan
anneye taşıyamayacağı kadar ağır yük yüklemekte, çocuk büyütmenin bütün yükünü anneye dayatmayı meşrulaştırmaktadır.
Çocuğunuza siz saygı
duyamazsanız başkaları hiç duymaz. İnsanlar bir çocuğa, gence olumsuz özellikler yüklüyor, onu rahatça eleştirmekte sakınca görmüyorsa bu, anne-baba çocuğu başkalarının yanında ya da
başkalarına karşı eleştirdiği içindir.Anne-babanızdan yeterince saygı görmemiş olabilirsiniz; ama kendinize duyduğunuz saygının
eksikliğinin acısını çocuğunuzdan çıkardığınızı unutmayın. Anne babanın korumadığı çocuğa herkes kötü davranır.!
Çocukken sevildiğini hisseden kişi,
dünyada hiç kimse onu sevmese de bundan yaralanmaz ve artık yetişkin olarak kimsenin sevgisine, onayına ihtiyacı olmadığını bilir.
Bir çocuk dünyaya geldiği zaman,ebeveynlerinden en çok ihtiyaç
duyduğu şey sevgidir; yani şefkat, dikkat, ilgi, korunma, dostluk
ve iletişim kurma isteğidir. Bunlar sağlandığı takdirde, bedenleri hayatları boyunca bu iyi anıları taşıyacaktır ve sonra yetişkinler
olarak aynı sevgiyi kendi çocuklarına aktarabileceklerdir.