Bu kitabı yorumlamaya nerden başlasam bilemiyorum gerçekten çok sevdim. Kitapla ilgili söyleyebileceğim tek bir tane bile olumsuz şey yok.
•
•
Kitaba başlamadan önce beklentim baya yüksekti ama aynı zamanda da herkesin bu kitaba ölüp bittiği kadar var mı gerçekten diye merak ediyordum. O kadar varmış gerçekten. Okuduğum en güzel kitaplardan biriydi. Kitabın her sayfasına ve kargalara gerçekten aşık oldum. Kaz, Inej, Matthias, Nina,Wylan ve Jesper. Hepsine çok ısındım. Kitap başından sonuna çok heyecanlıydı. Gün boyu kitap aklımda olduğu için her boş anımda kitabı okumak istedim ve kitap çok sürükleyici olduğu için çok çabuk bitti.
•
•
Gerçekten imkansızı yapabilcek bir grup düşünün, geçmişte acı çekmiş suçlularla dolu bir grup. Tabii ki de Kargalar bundan daha öte ama grubu özetlicek olsam böyle özetlerdim. Kitabı bu kadar çok sevmemin başka bir nedeni de hem karakter odaklı sahnelerin hemde zekice planlanmış aksiyon dolu sahnelerin bol bol olmasıydı. Hem karakterleri çok yakından tanıdım ve onlarla yeri geldi güldüm yeri geldi ağladım hem de aksiyon ve zeka dolu sahnelerde nefesimi tutup sonra ne olucak diye heyecanla okudum.
•
•
Gölge ve Kemik serisinden olaylar ve karakterler arada geçiyor ve ikinci kitapta o seriden olaylarla ilgili daha da bahsedildiğini duyduğum için o seriyi okumadıysanız bunları bilmenizi istedim kargalar meclisi serisine başlamadan önce. Fakat bu seri gölge ve kemik serisinden bin kat daha iyi.
Kargalar MeclisiLeigh Bardugo · Novella Dinamik Yayınları · 20164,565 okunma
“İnsanlar yolda yürüyen, bastonuna yaslanmış bir topal gördüklerinde ne hissederler?” dedi. Wylan başını çevirdi. Kaz sakatlığından bahsettiğinde insanlar hep bunu yaparlardı, o kendinin ne olduğunu ya da dünyanın onu nasıl gördüğünü bilmiyordu sanki. “Acıma hissederler. Şimdi, benim geldiğimi gördüklerinde ne düşünürler?”
Wylan’ın ağzının kenarı kıvrıldı. “Yolun karşı tarafına geçmeyi.”
Kaz defteri kasaya geri fırlattı. “Okuyamadığın için zayıf değilsin. İnsanların, zayıflığını görmelerinden korktuğun için zayıfsın.”
“Neden ona bakıp duruyorsun?” dedi Kuwei. “Tıpatıp ona benziyorum. Bana da bakabilirsin.”
“Ona bakmıyorum,” diye itiraz etti Jasper. “Çalışmalarını... gözlemliyorum.”