Merhaba, seçmen şapkamı askıdan kaptığım gibi buraya geldim. Girshaverse serisinin yan serisi olan Kargalar Meclisi'nin ikinci kitabının yorumuyla geldim. Sahte Krallık son zamanlarda okuduğum en güzel fantastik kitaptı diyebilirim.
Konusu: Koşullar her zamankinden daha zor, kaybedilecek seyler ise daha degerli. Kaz Brekker ve ekibi, hayatta kalacaklarına inanmadıkları bir soygunun üstesinden gelmeyi başarır. Fakat büyük ödülü paylaşamadan kendilerini tekrar ölüm kalım savaşının ortasında bulurlar. Grisha dünyasının kaderi, şehrin karanlık sokaklarındaki intikam savaşına bağlıdır. Kaz ve ekibinin ise ne pahasına olursa olsun bu savaşı kazanmaktan başka çaresi yoktur.
Yorumum: Yazarımız, Leigh Bardugo, bu kitabında kendini tam anlamıyla aşmış. O kadar mükemmeldi ki heyecan daima en yüksek seviyedeydi. Aksiyon hiçbir zaman düşüşe geçmedi. Tek bir olay üzerinden kurgu ilerlemiyordu, birden fazla olay yer almaktaydı. "Hah, işte her şey bitiyor! Kaz bu işten artık kurtulamaz. Yolun sonuna geldi."derken hooop başka bir olay ile taraflar arasındaki güç dengeleri değişiyor, galibiyete olan mesafeler altüst oluyor.
Olayların her biri, yaşanan her durum zekice kurgulanmıştı.
Kargalar Meclisi'nde yazar anlatım, betimlemeler, karakter tahlilleri konusunda kendini geliştirmiş ve iyi olduğunu söylemiştim. Bu kitabında ise daha da iyiydi.
Kaz ve ekibindeki her karakteri çok sevdiğimi daha öncede söylemiştim. Kaz'ın yaşadığı sağlık sorununun aynısının yazarda olduğunu öğrenince şaşırmadım. Çünkü karakter tahlillerinde ilerleme katetmesini sağlayan şeyin de bu tarz minik yaşantılar ve deneyimlerin olduğunu düşünüyorum.
Ana seriden üç karakter kitaba misafir olarak geldi. İki tanesi favori karakterlerimdendi. "Burası bizim mekanımız, gençler." demelerini bekledim, ama