2024 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi, çağdaş Kore edebiyatının özgün yazarı Han Kang ile “Veda Etmiyorum” romanıyla tanışmıştım. Sevgilinin Soğuk Elleri, heykeltıraş Cang’ın günün birinde aniden ortadan kaybolmasıyla başlar. Yazar H için, Cang’dan sadece acılarını gizlediği heykelleri ve hakikati aradığı günlükleri kalır. Cang’ın kaybolması, aslında kendinden ve çevresinden kaçması mıydı? Cang, heykelleriyle aslında “ Maskeler” ile sahte yüzlerle yaşayan insanların gerçek yüzlerini mi göstermeye çalışıyordu? Kayıp heykeltıraşın yazdıklarını okurken aslında biz de geçmişimizin, unuttuklarımızın, kaybettiklerimizin peşine düşüyoruz.