Leyla Yolalan

Leyla Yolalan
Puan vermedi
1990’ların başında Gaziantep’ten İstanbul’a üniversite eğitimi için gelen gencin öyküsü Uzak Bir Yerde… Cahit, arkadaşları Kenan, Engin ve Hakan ile “dava”larının peşinden mi gitmeli yoksa annesi ve sevgilisi Elif’in istediği gibi okuluna mı odaklanmalı? “Yazar @ibrahimhcelik27 , “Cahit’in dünyayı keşfetme yolculuğunu, arkadaşlık ve aşkın karmaşasını, siyasi düşüncelerin çıkmazlarını ve geçmişin sükunetini aktardığı romanında okuyanları bazen Dicle’nin huzurlu sularında, kimi zaman da İstanbul sokaklarında gezdiriyor. Cahit’in hikayesi, coğrafi sınırların ötesine geçerek, okurları farklı zaman dilimlerinde ve mekanlarda unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor.”
1000Kitap
Uzak Bir Yerdeİbrahim Halil Çelik · Mahal Edebiyat Yayınları · 201419 okunma
Reklam
Leyla Yolalan
Puan vermedi
“Veda Etmiyorum” 2024 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi, Güney Koreli yazar Han Kang’ın romanı. Üç kadın… Anlatıcı Guongha, arkadaşı İnson ve İnson’un yaşlı annesi… Bu üç kadın vasıtasıyla Güney Kore’nin acı dolu geçmişine bir yolculuk yapıyor okur. 1948 ‘de Jeju adasındaki ayaklanma, katledilen on binlerce masum insan ve çocuk. İnson’un yaptığı araştırma sonucunda ailesinin çektiği acılara, yaşadığı insanlık dışı muamelelere tanık oluruz. Şimdi ile geçmiş, gerçek ile rüya arasında gidip gelirken Jeju adasında dinmek bilmeyen tipi ve fırtına bizi de iliklerimize kadar üşütüyor. Bir de elektriklerin kesilmesiyle karanlıkta kalan ada, okuru adeta geçmişin karanlık tarafıyla yüzleştiriyor. “Kendi hayatlarını kendileri değiştiren insanlar vardır. Diğer insanların seçmesi zor olan şeyleri tereddütsüz seçip ellerinden gelenin en iyisini yaparak sonucunun sorumluluğunu üstlenenler. Bu yüzden ileride hangi yola çıkarlarsa çıksınlar çevresindekileri şaşırtmayan insanlar. “(S.28). “Rüya denen şey korkutucudur. Daha doğrusu utanç verici. Çünkü insan farkında olmadan her şeyi ifşa ediyor.”(S.193). “Annem çömelip oturunca ben de yanına oturdum. Annem dönüp bana baktı, hafifçe gülümsedi ve avucuyla yanağımı okşadı. İçimi sızlatan bu sevgisinin iliklerime kadar işlediğini hatırlıyorum. İnsanın iliğini donduran, yüreğini daraltan… O zaman anladım…Sevginin ne kadar korkunç bir ıstırap olduğunu.”(S.253).
Roman
Veda EtmiyorumHan Kang · April Yayıncılık · 20242,208 okunma
Leyla Yolalan
Puan vermedi
1500lü yılların başı … Sırp Bayo Sokoloviç ya da Bayitsa… Devşirme sistemi ile yetiştirilen çift kimlikli, çift dilli bir çocuk. Biz onu Sokollu Mehmet Paşa olarak tanırız. Ve günümüz… Yazar Vladislav Bajac ile arkadaşı Orhan Pamuk. Okur, iki zaman arasında gider gelir; bir taraftan iki kimlik arasında yaşayan kahramanların hikayesini okur bir taraftan da yazarın kitabını yazış hikayesine tanık olur. Bajac, gerçek isimler taşıyan hayali kahramanlar vasıtasıyla birbirine uzak zamanlar arasında bir bağ oluşturur ve bu bağ aracılığıyla farklı kültürler arasında adeta bir tarih köprüsü kurar. Çağdaş Sırp edebiyatının en heyecanlı ve şairane romanı Hamam Balkanija; suyu, siyaseti, dostluğu, cesareti, ikilemi, ana dili, kimliği anlatıyor.
Roman
Hamam BalkaniyaVladislav Bajac · Abis Yayıncılık · 201116 okunma
Leyla Yolalan
Puan vermedi
Makedonyalı yazar Rumena Buzarovska’nın Türkçeye ilk çevrilen kitabı Hiçbir Yere Gitmiyorum… Kitap novella tadında sekiz öyküden oluşuyor. Öykülerde evlilikleri sessizce parçalanan çiftler, anne- babaların toplumdaki rolü, dostluğun önemi, modernizm- insan çatışması, hayal kırıklıkları, aldatılma, yabancılaşma, bir yere ait olamama gibi konular işlenmiş.Çok beğendiğim iki öykü Vazo ve kitaba adını veren Hiçbir Yere Gitmiyorum oldu. Vazo’da çocuk sahibi olamayan Svetlana ve Nino’nun birbirlerine tahammül edemez hale gelen hayatlarına tanık oluyoruz. Hiçbir Yere Gitmiyorum öyküsünde de Üsküp’ten Avustralya’ya göç eden Riste’nin yıllar sonra geri dönüş öyküsünü okuruz. Karısı Maja ve on altı yaşındaki kızı Melanie’yi Avustralya’da bırakıp dönen Riste için Üsküp , eski Üsküp değildir. Karısını da babasını da affeden bir Riste vardır bu yeni Üsküp’te. Okurun, çok başarılı iç konuşmalarla, kahramanların iç dünyasına girip onları daha yakından tanıdığı bu öykülerde Makedonya ile ilgili pek çok güzel ayrıntıyla karşılaşıyoruz: sosyal ve kültürel yapısı, gelenekleri, müziği, yemekleri ve Makedonya’ya ait bir sürü şey….
1000Kitap
Hiçbir Yere GitmiyorumRumena Bužarovska · Livera Yayınevi · 202430 okunma
Leyla Yolalan
Puan vermedi
Annelerinin “eksik” oldukları için terk ettiği üç kardeş: Sorgusunda yeşil ceketli adamı neden öldürdüğünü anlatan, eksikliğini belki de ruhunda hissettiği için her soruya “ Ne bileyim?” diye cevap veren Çetin ; annelerinin gittiği gece herkesi ve her şeyi affeden , taş olmak isteyen, yaşadığı olayları binlerce yıl önceki peygamberlerin mucizeleriyle birleştiren İlhan; belki yüksekten uçarken annesini görmüştür, ondan haber verir diye diri ya da ölü tüm güvercinlerin peşine düşen Nizam. Annelerinin yokluğuyla farklı şekilde başa çıkmaya çalışan üç kardeş… Romanda sıkıyönetim döneminde insanlık dışı işkencelere uğrayan insanlar, faili meçhul cinayetler etkileyici bir şekilde okura sunulmuş. Okur, roman boyunca katil ve maktulü merak etmekten ziyade yaşanan bu olaylara odaklanıyor. Bunun haricinde roman boyunca kullanılan yeşil ceket ve sinek metaforu farklı bir okuma imkanı sunuyor. “Kainata sığmayan annem bir valize sığıp gitti.” “İnsan ardına bakmalı, arkasına bakmamalı.” “Yük dediğin taşıyabildiği kadarsa o kadarı ağır değil miydi ona?” “Herkes kolay da her şey zor.”
Roman
Kimsenin Ölmediği Bir Cinayet ÖyküsüAli İpek · İletişim Yayınları · 2023277 okunma
Reklam