Sevgimle, okşamalarımla onu bir türlü yumuşatamadım: Çırpınıyor, ısırıyor, eti bir türlü elimden almıyordu. Yanında durduğum sürece, sabit, hırçın, keskin bakışlarını üzerimden ayırmıyordu. Yalnızlık, kötüm- serlik içinde, kimseye güvenmeden, kimseyle bağdaşmadan ölümünü bekliyordu.
Kaçmasına engel olmak için mi insanın ayaklarına prangalar takılır? Hiç de değil. Pranga sadece küçük düşürme aracı, bir ayıp, bedene de, ruha da bir ağırlıktır. Hiç değilse böyle varsayılmaktadır.