Simurg

Simurg
@Simurg_____
'in vino veritas in aqua sanitas'
Ankara
91 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
İnsanların fiziksel açıdan veya acı veren olaylardan ya da düşüncelerden bahsederken gülümseme refleksi gösterdiklerini sık sık görüyorum. Oysaki bebeğin ilk doğduğunda hiçbir duygusunu saklama becerisi yoktur. Bir bebek rahatsız veya mutsuz olduğunda ağlar, üzüntüsünü gösterir, öfkesini gösterir. Acıyı veya üzüntüyü saklamak için yaptığınız her şey öğrenilmiş bir tepkidir.
Sayfa 333·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Neticede yeterince hissizleştiğinizde mutlu olduğunuzu farz edebilirsiniz. Oysaki sadece, gerçekliğinizin büyük bir parçasını kesip atarak o konuda hissizleştiğiniz için mutlusunuz. Yani aslında hayatı dolu dolu yaşamıyorsunuz.
Sayfa 331·Kitabı okudu
Duymazdan gelmek -örneğin hayallere dalarak- çocuğun onu sıkıntıya sokacak reaksiyonları tetikleyebilecek tecrübelere katlanmasını sağlar. Bu tür bir ayrışma bilinç düzeyinde bir hatıraya sahip olup da, bu olayların yarattığı travmatik duygusal salınım anımsanmadığında da söz konusudur. SLE hastası İris'in, babasının zorbalığına ve annesinin duygusal yoksunluğuna rağmen yaşadığını iddia ettiği gibi birçok "mutlu çocukluğu" da bununla izah etmek mümkündür.
Sayfa 330·Kitabı okudu
Pamela'nın kitabında yer alan "çocuklar genelde anne babalarıyla açıkça konuşamazlar." şeklindeki dolaylı anlatım, çocukken sesini duyuramadığına ilişkin tek göndermeyi oluşturuyor. Hayatındaki temel yetişkin figürler bir çocuğu nasıl dinleyeceğini bilmediğinde çocuğun yaşadığı hayal kırıklığının tasviri yoktur. Genel olarak Pamela ısrarla "kimseye karşı içinden çıkarıp atması gereken şeytanca duygular" beslemediğini söylese de, bu ifade kaygı, öfke ve negatif duyguların inkarını temsil eden ve kanser hastaları üzerine yapılan çalışmalarda sık sık karşımıza çıkan bir söylemi örnekliyor.
Sayfa 330·Kitabı okudu
"...Fakat hepimiz bu deneyimi duygusal yer almadan atlatmış görünüyoruz." Sorun zaten "atlatmış görünmek"te. Duygusal yaralar çoğu zaman görünmez. Fakat her türlü yara yerini aldığı dokudan daha zayıf ve dirençsizdir: Fark edilip bakılmazsa, gelecekte acı verme ve yaralanma potansiyeli yüksek noktalar olarak kalırlar.
Sayfa 330·Kitabı okudu