Simurg

Simurg
@Simurg_____
'in vino veritas in aqua sanitas'
Ankara
91 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
Ebeveyn stres altındaysa, çözülmemiş bir endişe taşıyorsa veya karşılanmayan duygusal ihtiyaçlarla yanıp tutuşuyorsa, ebeveynin niyeti her ne olursa olsun, çocuğun da kendisini yanyanayken terk durumunda bulması muhtemeldir.
Sayfa 282·Kitabı okudu
Reklam
Yanyana ayrılık deneyimleri kişinin psikolojik programlamasının bir parçası haline gelir. Çocukluğunda bu şekilde eğitilen kişilerin, tekrarlanan yan yana ayrılık dinamiklerini yeniden yaşatacak yetişkin ilişkileri seçme ihtimali yüksektir. Örneğin, onları anlamayan, kabul etmeyen ve oldukları kişi oldukları için takdir etmeyen eşler seçebilirler. Yani yanyana ayrılığın neden olduğu fizyolojik stresler yetişkin hayatında da ve yine, genellikle bilinçli olarak farkında olmazsızın tekrarlanmaya devam edecektir.
Sayfa 279·Kitabı okudu
Fiziksel yakınlığa rağmen duygusal ayrılık fenomeni "yan yana ayrılık" olarak adlandırılır. Yan yana ayrılık, ebeveyn ile çocuk arasında uyumlanmış bir temas olmadığında veya ebeveynin yaşadığı sıkıntılardan ötürü kendisini bu ilişkiden geri çekmesiyle bu temas koptuğunda meydana gelir.
Sayfa 279·Kitabı okudu
Birçok ebeveyn-çocuk ilişkisinde güçlü bir bağlılık ve sevgi varken uyumlanma mevcut olmayabilir. Uyumlanmamış ilişkilerde çocuk sevildiğini hissedebilirse de daha derin bir düzlemde, gerçekte var olduğu haliyle takdir edilmediğini düşünür. Ebeveynlerine sadece "kabul edilebilir" yüzlerini göstermeyi, ebeveynin reddettiği duygusal tepkileri bastırmayı ve bu tür tepkilere sahip olduklarını kendilerine bile inkar etmeyi öğrenirler.
Sayfa 278·Kitabı okudu
Çocuğun dünya algısı ebeveyn-çocuk ilişkisinde oluşur: Bu İster sevgi ve kabul dünyası olsun, ister çocuğun ihtiyaçlarını dişiyle tırnağıyla elde etmesi gereken ihmal ve kayıtsızlık dolu bir dünya olsun, isterse de en kötüsü, çocuğun her an endişe dolu bir uyanıklık içinde olmasını gerektiren düşmanca bir dünya olsun. Gelecekteki ilişkilerin kalıbını, yaşamamızın ilk yıllarında bakıcılarımızla kurduğumuz ilişkilerde yatan sinir devreleri oluşturacaktır. Anlaşıldığımızı hissettiğimiz oranda kendimizi anlayacak, en derin bilinçaltı seviyelerinde sevildiğimizi algıladığımız oranda kendimizi sevecek, küçük bir çocukken özümüzde hissettiğimiz merhamet oranında kendimize şefkat göstereceğiz.
Sayfa 277·Kitabı okudu
Reklam