Simurg

Simurg
@Simurg_____
'in vino veritas in aqua sanitas'
Bir başkası her gün daireye gidip saat beşe kadar oturmak zorunda olduğundan yakınır, bir başkası da böyle bir mutluluğa kavuşamadığı için derin derin iç çeker.
Sayfa 230·Kitabı okudu
Reklam
Hiçbirinin aydınlık, sakin değil yüzü. Sanki birbirlerine değişik bir sıkıntılı kaygı bulaştırıyorlar, birbirlerinde hastalıklı bir şey arıyorlar. Bari gerçeği bulsalar da hem kendilerine hem çevrelerindekilere bir yararı olsa...Bir arkadaşları başarılı olunca yüzlerinde renk kalmıyor.
Sayfa 230·Kitabı okudu
hoşlanmıyorum ben senin bu petersburg hayatından!” “senin hoşlandığın hayat hangisi?” diye sordu ştoltz. “böyle bir hayat değil.” “neyinden hoşlanmıyorsun bu hayatın?” “bitmek bilmeyen koşuşturmasından, ufak tefek, adi tutku oyunlarından, özellikle de açgözlülüğünden, birbirinin yolunu kesme hırsından, dedikodularından, iftiralarından, birbirini çimdiklemelerinden, birbirlerini şu tepeden tırnağa süzmelerinden... konuşmalarını dinlerken başım dönüyor, aptallaşıyorum. bakınca doğru dürüst, aklı başında biri sanıyorsun adamı, konuşmasını duyunca şaşırıyorsun: ‘falancaya şu kadar verdiler, filanca kirasını aldı.’ biri bağırıyor öteden: ‘olacak şey değil, ne kirasıymış, aldığı?’ bir başkası şöyle diyor: ‘falanca dün akşam kulüpte çok para kaybetti; filanca üç yüz bin kazandı!’ anlayacağın, can sıkıntısı, can sıkıntısı, hep can sıkıntısı!.. insanlık nerede burada? insanlığın yüceliği nerede? nereye gizlendi insanlık, parçalanıp nereye gitti?”
Sayfa 228·Kitabı okudu
"... geçenlerde bir toplantıda, o anda orada olmayan birileri için konuşulanları duyduğumda ne yapacağımı, ne yana bakacağımı bilemedim. masanın altına girmek geldi içimden: ‘o budalanın tekidir, şu aşağılık, bir başkası hırsız, öteki tuhaf...’ tam bir kıyım! böyle söylerken içlerinden şöyle geçiriyormuş gibi birbirinin yüzüne bakıyorlardı: ‘hele sen de çık şu kapıdan, senin için de aynı şeyi söyleyeceğim...’ öyleyse ne diye bir araya gelirler? içten tek bir gülümseme, en küçük bir içtenlik!.. hepsi yüksek rütbeli, ünlü birini evine davet etmek veya böyle birinin evinde konuk olmak peşindedir. sonra öğünecektir: ‘falanca bizdeydi, geçenlerde filancanın evinde yemekteydim...’ hayat mı bu? böyle bir hayatı istemiyorum ben. ne verebilir bana böyle bir hayat, ne kazandırabilir?”
Sayfa 229·Kitabı okudu
Annesi ise bir vali olarak bile canlandırıyordu onu hayalinde. Ama bu hayallerine ucuz yoldan, birtakım kurnazlıklarla kavuşmak istemekteydiler. Aydınlanmanın yoluna serpilmiş soyluluk taşlarını ve engellerini, onların üzerinden atlamak zahmetine katlanmadan, yani, söz gelimi, ruha ve bedene eziyet etmeden, yalnızca düzenin gerektirdiğini yapmak: İlya İlyiç’in gerekli öğrenimi gördüğünü bildiren o diplomayı çocukluğundaki tombulluğunu kaybetmeden az biraz okuyarak, herhangi bir yola ele geçirmesini sağlamaktı amaçları
Sayfa 191·Kitabı okudu
Reklam