Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Namaz için ezan okunduğu zaman şeytan oradan sesli sesli yellenerek uzaklaşır. Ezan bitince geri gelir.
Kamet getirilince yine kaçar; kamet bitince geri döner.
Sonra kişiyle kalbinin arasına girer ve ‘Şunu hatırla, bunu düşün’ diye vesvese verir.
Öyle ki, kişi kaç rekât kıldığını bilemeyecek hale gelir.”
Allah’a en yakın olunan vakit:
Gecenin son kısmı (yani sabah namazından hemen önceki seher vakti).
Namaz kılmanın yasak olduğu vakitler:
Hadiste üç vakit özellikle belirtiliyor:
1.Güneş doğarken – şeytanın iki boynuzu arasından doğduğu an, putperestlerin ibadet zamanı olduğu için namaz kılmak yasaktır.
2.Güneş tam tepedeyken (öğle ortası) – cehennem kapılarının açıldığı, ibadet için uygun olmayan bir vakittir.
3.Güneş batarken – yine şeytanın iki boynuzu arasına kaybolduğu vakit olduğundan, o anda namaz kılınmaz.
“Üç vakit vardır ki, Rasulullah (s.a.v.) bizi o vakitlerde namaz kılmaktan veya ölülerimizi mezara gömmekten sakındırdı:
1.Güneş doğmaya başladığı andan yükselinceye kadar,
2.Öğle vaktinde güneş tepe noktasına geldikten sonra biraz batıya meyledinceye kadar,
3.Güneş batmaya yönelip batıncaya kadar.”
Doktorlar, köylülere şöyle diyorlardı: “paralarınız çalınmasın veya yanmasın diye iyice saklıyorsunuz. Çocuklarınız, eşiniz ve siz paradan daha fazla degerlisiniz. Sizler canlı parasınız. Bu sermayeyi iyi koruyun, israf etmeyin, çoğaltın!!“