"Fakat nasıl inanmalı?.. Kendime inanmadıktan sonra... Bir gün içinde, birkaç saat içinde kendimin ne çirkef olduğunu öğrendikten ve yirmi altı seneden beri saklamaya muvaffak olduğum aşağılık ruhumu bir karış önümde gördükten sonra, kim olursa olsun, bir insana inanmak mümkün müdür? Benden bunu nasıl istersiniz?... Fakat lazım... Mademki sen istiyorsun, şimdi gider Bedri'ye yalvarırım.. Herkesin benim kadar kepaze olması şart mı? Belki siz başkasınız.. Bir insandan haksız yere şüphe etmek en korkunç şeydir. Aldanmak pahasına da olsa bunu yapmamalı. Şimdi gidiyorum!"
Hiçbir insan seven bir insanın karşısında alakasız olamaz. Dünyanın bu en harikulade hadisesi karşısında kimse hareket ihtiyarına malik değildir. Buna hakkı yoktur. Nasıl muhtaç olduğumuz havayı istemem demeye, mekân içinde bir yer işgal etmekten vazgeçmeye kuvvetimiz yoksa, bize verilen bir aşkı almamaya da iktidarımız yoktur. Sizi seviyorum...
Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı? Yaşayışımıza ve etrafımıza şekil vermek arzusuyla dünyaya gelmekten ise hayatın ve muhitin verdiği şekli kolayca alacak kadar boş ve yumuşak olmak daha rahat, daha makul değil miydi?
Yaşar Kemal - İnce Memed
Sedat Ölçer - Evrim Serüveni
Sema Kaygusuz - Barbarın Kahkahası
Sibel Öz - Oyuncu (Adile Naşit)
Bülent Somay - Bir şeyler eksik
Mark Twain - İnsan nedir?
Elizabeth Harrower- Kimi Muhitlerde
Umberto Eco - Gülün adı
Simon de Beauvoir- İkinci cinsiyet
Lewis Hyde - Armağan
Günther Anders- İnsanın Eskimişliği
Erich Scheurmann - Göğü Delen Adam Papalagi
Tohum ve Gıdanın Geleceği Üzerine Manifestolar
Gustave Le Bon - Kitleler Psikolojisi