"Gelgelim acılarının sorumluluğunu bunların kaynağındaki sisteme yüklemek yerine, karşı karşıya oldukları yoksulluk tehdidinin acısını kendilerinden daha talihsiz, maddi varoluşları zaten örselenmiş olanlardan çıkarıyor ve hemen her şeyi ellerinden alınmış olanlara karşı daha da gaddarlaşıyorlar."
"Modern aydınlanma çağının rüyalar hakkındaki görüşü ise daha olumsuzdu. O zamanlarda rüyaların saçma olduğuna ve yetişkin insanların bunlara önem vermemesi gerektiğine inanılıyordu. Bu insanlar kendilerine 'realist' diyorlardı, çünkü onlar sahip olunacak ve kullanılacak eşyaların realitesinden başka hiçbir realiteyi bilmiyor veya bilmek istemiyorlardı."
Yaşama sanatı özerk bir biçimde yaratılan bir 'zevk' ('pleasure'), 'eğlence' ('fun') ve 'haz' ('enjoyment') olarak anlaşılmaktadır ('takma kafana, keyfine bak' / 'dont worry be happy!')