Başlangıç olarak eserin zor bir eser olduğunu söylemeliyim, küçük hacimli bir eser olmasına rağmen uzun zamanda bitirebildim. Sindirilerek, ne dendiğinin üzerine mütalaa edilerek okunması gereken bir
Toplumun sosyo-ekonomik yapısı, bireylerin sosyal karakterlerini öylesine biçimler ki, kişiler toplum gerekleri doğrultusunda yapmak zorunda oldukları şeyleri, gerçekten de yapmak istediklerini sanmaya başlarlar.
"...Bettleheim, orta sınıfın ortalama üyesinin kimlik ve özsaygı duygusunun derinlemesine bir çözümlesini yapmaktadır burada: onun toplumsal konumu, saygınlığı, buyurma gücü, özsaygısının dayandığı direklerdir. Eğer bu direkler çekilip alınırsa, moral yönünden patlamış bir balon gibi söner o."
-Bana göre Tanrı kavramı salt tarihi koşullarca yaratılmıştır. Tanrıyla insanlar belli bir tarihsel evrede onun üstün güçlerine erişmeyi, doğruluk ve birliğe özlemi dile getirmişlerdir.
Erich Fromm düşüncelerinin merkezine insanın özündeki olumlu özellikleri, onun özündeki iyiye olan özlemi aldığı için insanı en başa koyuyor ve Tanrının insanın iyilik özlemi sonucunda "yaratıldığını" ifade ediyor. Ama diğer açıdan bakarsak yani Tanrıyı başa koyarsak, insanın özündeki olumlu özelliklerin Tanrının yaratmasıyla, Tanrının olumlu özelliklerinin (adaleti, doğruluğu, sevgiyi, saygıyı öğütleme) birer işareti ve sonucu olarak var olduğunu da söyleyebiliriz.