“Temelde özgürlük buyruğuna dayanan boyun eğdirme mekanizmaları hakkında ayrıntılı bir çalışma için bkz. Jean-Léon Beauvois, Traité de la servitude libérale: Analyse de la soumission, Paris: Dunod, 1994. Çıkardığı sonuçları bir dizi sosyo-psikolojik deneye dayandıran yazar, ötekine tam da istediğimizi yaptırmanın en iyi yolunun özgürlük tanımak olabileceğini ikna edici bir şekilde gösterir. Önce, belli bir (toplumsal) otorite konumundan, ötekini iki eylem arasında bir seçimle başbaşa bırakınız; seçeneklerden bir tanesi, yapmayı hiç istemediği, ama aynı zamanda ondan beklediğimiz seçimin tam da bu olduğunu bildiği bir eylemdir. Sonra, seçimin tamamen ona ait olduğunu, tamamen özgür olduğunu tekrarlayıp dururuz. Bu koşullarda olacak şudur: Ondan beklediğimiz şeyi ve (sınanmış önceki) görüşlerinin aksini harfiyen yerine getirecektir — üstelik, "özgür seçim" mekanizması sayesinde, bu görüşlerini değiştirip eylemini rasyonalize edecektir. Başka bir deyişle, kalleşçe üzerine bindirilen eylemi, (otorite istediği için) yapmak zorunda olduğu "kötü" bir şey olarak görmeyip, kendisini "kötü şey'in aslında iyi olduğuna ikna edecektir; zira davranış şeklini "özgürce seçtiği" gerçeğini haklı çıkarmasının tek yolu budur.”