Kişi yaptıklarının ya da tedavinin işe yaramayacağını ve sonucun ölüm olacağını bilerek,bu olasılığı düşünerek çaresiz ve umutsuz hisseder.
.
.
Bir ölümden öte ya da önce demek daha betimleyici olacaktır,
kişi hasta olan ya da tedavisinden sonuç alınamayan kişiyi ve o kişiyle ilintili pek çok şeyi kaybetmekte olduğu öngörüsüyle sayısız kayıp yaşayacaktır.
Dolayısıyla sadece ölen kişi ya da kaybedilen her ne ise,o değildir yası tutulan.
Gelecekteki hayaller,ilişkiler, istikrar ve güvenlik,kimlik ve rollerin kaybedilmesi gibi pekçok kayıp yaşanacaktır.
Gerçek şu ki sonsuza kadar yas tutacaksınız.
Sevdiğinizin kaybını atlatamayacaksınız,ama onunla yaşamayı öğreneceksiniz.
İyileşeceksiniz ve acısını çektiğiniz kaybın etrafında kendinizi yeniden inşa edeceksiniz.
Tekrar tam olacaksınız ama asla aynı kişi olmayacaksınız.
Zaman,kaybın yaşandığı o anda durmuş gibidir.
Kişi esasında kaybın farkındadır, yaşamı bir daha asla kayıptan önceki gibi olamayacağı gerçeğine katlanmak,bu gerçeği kabul etmek ve bu gerçekle yaşamak kaybın acısının önüne geçer.
Dayanılmaz olan,kaybettiğimiz kişinin bizimle hiç yaşamamış, birlikte zaman geçirmemiş gibi yok olması hissidir.