Dilini bilmediğim bir ülkede yapayalnız kalmış gibiyim. Evimde çoktandır yalnızca bana ait olan bir odam ve yatağım var artık çünkü. Her dakikası için savaşılmış ve kazanılmış, uykularım ve uykusuzluklarım var.
Benim çelişkim yalnızlığı bir yaşama özgürlüğü olarak kabul edip sevmem ama uygulamada o yalnızlığa dayanamayışımdı.
Yalnızlık insanın dış kabuğunu kalınlaştırıyor, dünyadan gizlenen iç ise zayıf ve kırılgan kalıyor. Maskemi indirdiğimde ya da kendi kendimle kaldığımda güçlülük sandığım inat ve özgüven bir anda aramparça olabiliyor.