Sinister Fil

Sinister Fil
@Sinister_Fil
"Al sana hayat,'" dedi McDunn. "Biri eve asla gelmeyen birini bekler daima. Biri bir şeyi şeyin kendisini sevdiğinden daha çok sever hep. Bir süre sonra o şey her ne ise onu yok etmek istersin, sana daha fazla acı veremesin diye.
Reklam
İnanmak bazen kolay, bazen zor. Bazen keşke inanmak konusunda daha iyi olsaydım diyorum.
Sayfa 224·Kitabı okudu
Alıntı
Meditasyon
Buddha mutluluğun dış koșullardan bağımsız olduğu konusunda modern biyoloji ve New Age akımlarla aynı düşünür fakat asıl önemli ve derin içgörüsü, gerçek mutluluğun içsel duygularımızdan da bağımsız olduğudur. Duygularımıza daha çok anlam yükledikçe, onların peşinden daha çok koșar ve daha çok acı çekeriz. Buddha'nın tavsiyesi sadece dışsal başarıların peșinden koşmayı bırakmak değil, duygularımızın peșinden koşmayı da bırakmaktır.
Sayfa 386
Şefkat hissi ihtiyaçtan doğar
Günlük hayatımızın büyük bir bölümünde olgun bir insan olduğumuza inansak da, mantıklı düşünme becerimizi, cesaretimizi, yaşadığımız dramları anlama çabamızı birden yok edip, bizi o ilkel çaresizliğe hapseden felaketlerle karşılaştığımızda birden hiç de olgun olmadiğımızı fark ederiz. Böyle anlarda güvendigimiz birilerine sanlmayı isteriz, yıllar önce sevecen yetişkinlerin yaptığı gibi biri bize sarılsa deriz. Bunu daha çok annemiz yapmıştır, fiziksel olarak korunduğumuzu hissetmişizdir. Saçlarımızı okşayıp iyi niyet ve şefkatle yüzümüze baktığında ve belki de ağzından yalnızca 'tamam canım' sözü döküldüğünde. Yetişkinlerden oluşan gruplarda bu tür özlemler dile getirilmese de, dinler bunları yeniden canlandırp normal bir duygusal istek olarak nitelemeyi başarmıştır. (...) Farklı coğrafyalara ve inanç sistemlerine ait bu dini figürler arasındaki benzerlikler çarpıcıdır. Bu figürler, farklı kültürel kökenlerin bir dışavurumu olarak değil, insan ruhunun evrensel gereksinimlerine karşılık veren ölümsüz anneler olarak ortaya çıkmışlardır.
Sayfa 162
Alıntı
Dini inançsızlık kişiyi daha az erdemli kılmaz
Dini inancın yokluğu, Cesaret, Dostluk, Sadakat, Sabır, Güven ya da Kuşkuculuk gibi niteliklerin "koruyucu azizleri'ne olan gereksinimi ortadan kaldırmaz. Bizden daha dengeli, cesur ya da yaratıcı olan insanların -Lincoln ya da Whitman, Churchill ya da Stendhal, Warren Buffett ya da Paul Smith- seslerine içimizden kulak verip onlar sayesinde en asil ve ciddi amaçlarımızı anımsamanın bize iyi geleceği zamanlar vardır.
Sayfa 94
Alıntı
Reklam