Birey, yalnızlık, sembolizm , soyut düşünce.. Franz Kafka diyince akla ilk gelenlerden(en azından benim için :).) 'Amerika' adlı romanı yazarken otel odasında kaldığı sıralar; çok yorgun ve kendisini değersiz hissettiği zamanlarda yataktayken yazdığı öykü. Kitabı okumak için sanırım biraz Franz Kafka'yı veyahut biraz sosyoloji, felsefe psikoloji gibi alanlardan kavramları bilmek , duymak gerek.Biraz popüler kültür bilmek de işe yarar. Diğer türlü bu kitabı okuyacak herkesin çok da beğeneceğini sanmıyorum ki daha önce aynı derecede hiç beğenmemiştim.
'Gregor Samsa bir sabah huzursuz düşlerinden kocaman bir böcek olarak uyandı.' Kitapta alıntılanacak en önemli ve en estetik cümle ile başlıyor kitap (hikaye). Bir kumaş fabrikasında çalışan Gregor'un birey olarak yok oluşunu anlatan .... Toplum, etik , ahlak yerleşik kavramları aile kavramı üzerinden eleştirel olarak sunan Kafka aslında bireyin topluma ait olma baskısı üzerinde de çok durmuştur. Nietzsche'nin 'Hümanizm kanserdir. Bir insan sırf insan olduğu için sevilmeye ve saygı duyulmaya layık değildir. Sevgi ve saygı hak edinilir. Cehaletin kaynağı olan halka yaranma çabası olan popülizm ise düpedüz ölümdür.' sözünün bu hikayede bana en çok da kalan kısmı oldu.
İçerik olarak çokça spoiler vermek istemesem de yeni okuyacak olanların da heyecanı kaçmasın belki bu inceleme okumak gibi bir şanssızlıkları olur:).