Sinan

Dolayısıyla, ikiyüzlülük yahut riyakârlık kadınlarda doğuştandır ve nerdeyse kurnaz kadının olduğu kadar ahmakların da ayırt edici özelliğidir.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
..... Bu yüzdendir ki içgüdüsel olarak desise ve kurnazlığa yatkındırlar ve yalan söylemeye karşı iflah olmaz bir temayüle sahiptirler. Zira nasıl ki aslanlar pençeler ve dişleri , filler ve domuzlar dişleri, mürekkep balığı suyu karartan sıvı ile donatılmışsa ; tabiat , kadınları da kendilerini korumaları ve savunmaları için ikiyüzlülük ve yahut riyakârlık melekesiyle teçhiz etmiştir.
Diğer taraftan , kadınlar adalet , dürüstlük ve vicdanla ilgili meselelerde erkeklerden daha aşağıdadır. Burada da yine muhakeme melekelerinin zayıflıkları nedeniyle mevcut , sezgisel olarak algılanabilir ve gerçekliği hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak kadar açık olan şeyler üzerinde daha büyük bir tesir icra eder. ...
Bir şey ne kadar soylu ve mükemmel ise , onun olgunluğa erişmesi de o kadar geç ve yavaştır. Erkek aklı melekesinin ve ruhi kabiliyetlerinin olgunluğuna yirmi sekizinden önce nadiren ulaşır ; kadınlar ise , henüz on sekiz yaşlarında...
Kadınlar olmaksızın dünyadaki hayatımızın başlangıcı tam bir çaresizlik ve acziyet ; ortası zevkten mahrumiyet ve sonu teselliden yoksunluk olurdu. ( Duygusal olarak kadına bakış!)