Kısaca söylemek gerekirse aşk,bir ruhun diğerinde kendini bulması,hiçbir şey kanıtlamak zorunda kalmadan sadece olduğun halinle birbirlerinin ışığında aydınlanarak kendi evine dönmüş gibi hissetmesidir ve en önemlisi karanlıklarinda bile birbirlerine ışık tutabilmesidir.
Bu kitaba tavsiye üzerine başladım ve o hüzünlü ve dramatik aynı zamanda içinde umut barındıran havasından nasibimi aldım diyebilirim.Bu kitapta bize 'keşke 'leri fazlaca dedirtiyor. Şey gibi 'keske o saniyeye geri dönsem ve farklı cevap versem.' gibi.Tokyo'nun arka sokaklarında,zaman yolculuğu yaptıran ama o katı kurallarıyla insanı yoran küçük bir kafedeyiz aslında.
Kitaba genel olarak bakarsak 4 farklı insanın hikayesini ele alıyor ve bunlar üzerinden pişmanlıkları,vedaları ve sevginin gücünü anlatıyor.Ve en önemlisi o meşhur kuralın da dediği gibi 'Geçmişe gitseniz bile şuanı değiştiremiyorsunuz.' bu kural ne kadar can sıkıcı olsa da yazar aslında bize şu mesajı vermek istiyor; "Geçmiş değişmese bile senin o geçmişe bakış açın geleceği değiştirebilir."
Geçmişi değiştiremezsek bile kalbimizi değiştirmek her zaman elimizde o yüzden kahveniz soğumadan okuyun derim.
Kahve
Kesinlikle öyle Hirai ve kumi kardeşlerin hikayesi kitabın en duygusal ve ön yargıları yıkan bölümüydü. Ön yargılarımızın bazen sevdiklerimizle aramıza nasıl duvarlar ördüğünü ve bazen sadece birbirimizi dinlememiz gerektiğine dikkat çekmiş. Benim için o bölüm kardeşlik bağının sessiz çığlığı gibi bir şeydi. Değerli yorumunuz için de bu kitabı tavsiye etmiş olmanızdan dolayı da teşekkür ederim, sağlıcakla 🙏🏻✨