Onur Bilici

Onur Bilici
@Sisli_Tepe
8 Boyutlu Satranç dönüyor!
“Eğer Tanrı bu kararı almamı istemeseydi, patriğe başsağlığı için gelip sakalını göstermesini emrederdi!” Şeyh sakallardan, hele de Tanrı'dan söz etmeye başladığında Baba Butros huzursuz olurdu çünkü sözlerinde aşırı bir laubalilik görülürdü. Bunun üzerine Butros, vakur bir biçimde, “Tanrı'nın kimi zaman kullarını mahvolacakları yola ittiği de olur,” dedi. “Bir patriğine de yapar mı bunu?” diye sordu şeyh yapmacık bir ses tonuyla. “Bunu söylerken kastettiğim sadece patrik değildi!”
Kitap Alıntısı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İnsan hep aynı insan
Köyde hiç kimse üzülmüş gibi görünmedi. Kadıncağızın aldatılmış, hakarete uğramış olduğuna kuşku yoktu, evliliğinin aşağılayıcı bir ıstırap olduğuna kuşku yoktu, ama son “ziyaretinden sonra kimse ona en ufak bir acıma duyacak halde değildi. Kısa sürmüş ortak yaşamlarında kocasının ona çektirdiklerini, Belâta'da toplanmış olanların konuşmalarına bakılırsa, “çekirgelerin hanımı şeyh karısı” hak etmişti. Gömüleceği an bile köy kadınlarının dudaklarından şu iğrenç beddua dökülüyordu: “Tanrı iyice dibe gömer inşallah!”
Kitap Alıntısı
Yavaştan akıllanıyorsun "Beta" Gerios
Bu ziyafet sırasında şeyh, köyde hiçbir kadının Lamia kadar kusursuz keşk yapmayı bilmediğini orada bulunanlara söylemişti. Lamia orada yoktu, ama oğlu ve Gerios ordaydı. Bu sözleri işiten Tanios, Gerios'un da kendisi kadar iftihar edip etmediğini görmek için dönüp ona bakmıştı. Ama hayır, Gerios sanki yerin dibine girmiş gibiydi. Gözleri dizlerinde, yüzü sapsarıydı. Tanios bu davranışı Gerios'un terbiyesine vermişti. Efendinin övgüleri karşısında utangaç davranmak uygun olmaz mıydı?
Kitap Alıntısı
“Karanlık dönemlerden geçmenin yolunun sahte aydınlıkların peşinden koşmak olduğu söylenmez mi? Tıpkı dağda, ilkbaharda, insan bir akarsuyun ortasında kaldığında, kıyıya ancak bir kaygan taştan diğerine basa basa geçmesi gibi.”
Kitap Alıntısı
Durum artık normalleşmiş
“Seninle aynı dili kullanıyoruz. Senin yapmadığın hiçbir şey yapmadım. Senin köyünde çok dolaştım ben ve sana ait bu geniş mülkün tümünde çocukların yansı sana benziyor, öteki yarısı da kardeşlerine ve oğullarına benziyor! Senin köyündeki ünün neyse benimki de o. Babalarımız ve dedelerimiz de vaktiyle aynı üne sahiptiler. Sırf kızın gelip burada ağladı diye, sanki ben yapılmayacak bir şey yapmışım gibi kınayacak değilsin ya beni! Sen köy kadınlarına tohum serptin diye karın evi terk etti mi hiç?”
Kitap Alıntısı